YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2521
KARAR NO : 2011/4420
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ : İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’in beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331. maddesinin 1.fıkrasında “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme çerçevesinde eski şirketle yeni kurulan şirketin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi ve şirket ortaklarının yakın aile bireylerinden oluşmasının bu işlemin muvazaalı olduğunu çağrıştırdığı da dikkate alınarak; ilk haciz işleminden sonra sanığın, oğlu ve gelini ile birlikte ortakları arasında bulunduğu yeni bir şirket kurularak aynı adreste ve aynı iş kolunda ticari faaliyete devam etmesi karşısında borçlu şirketin akıbetinin ne olduğu, yeni kurulan şirkette ortakların hisselerinin ve koydukları sermayelerinin ne miktar olduğu ve sanık tarafından yeni şirket için verdiği sermayeyi nasıl karşıladığı hususları araştırılmaksızın eksik inceleme ile,
2- Kabule göre de; sanığa isnat edilen suçun oluşumu için aciz belgesinin alınması zorunlu olmayıp, alacaklının alacağını alamadığını ispat etmesi halinde de suçun oluşabileceği gözetilmeden, borçlu aleyhine aciz vesikası düzenlenmediği gerekçesiyle,
Beraat kararı verilmesi, isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.