YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2876
KARAR NO : 2012/377
KARAR TARİHİ : 27.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 114 ada 106 parsel sayılı 4.244,87 ve 116 ada 8 parsel sayılı 1.747,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle paylı olarak bir kısım tarafların ortak murisleri … ve … ile davalılar, …, … ve … ve … ve … mirasçısı olmayan … adlarına tespit edilmiştir. Davacılar … ile …, anne ve babaları olan … ve …’dan gelen miras haklarına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin eşit paylarla … mirasçıları …, …, …, …, …, … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 114 ada 106 ve 116 ada 8 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan … ’dan kaldığı ve bu yerlerde davacıların halen miras payları oranında hak sahibi oldukları kabul edilerek, kök murisin mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında dava konusu taşınmazların 5/30 payı kök muris … , 15/30 payı eşi …, 1/30’ar payları oğulları … ve …, 3/30 payı oğlu … ve 5/30 payı ise kök murisle akrabalık ilişkisi dosyadan anlaşılmayan … adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Mahkemece tek yerel bilirkişi huzuruyla yapılan keşifte uyuşmazlığın esasına ilişkin yeterli beyan alınmamış, ayrıca mahkemece tespite aykırı sonuca varılmasına rağmen tespit bilirkişileri de dinlenilmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece taşınmazların bulunduğu yerleri iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların iddialarına ilişkin gösterecekleri tanıklar ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşifte dava konusu taşınmazların öncesinin kabul edildiği üzere … ’a mı yoksa davalı …’ın duruşmadaki beyanındaki gibi … ’ın babası Abdurrahman’a mı ait olduğu duraksamasız belirlenmeli, özellikle bilirkişilerden taşınmazların kadastro tespitinde bir kısım payların bazı davalıların murisi adına, bir kısım payların mirasçıları olan davalılar adlarına, bir kısım payın
ise miras ilişkisi belirlenemeyen … adına tespit edilmesinin nedenleri sorulmalı, taşınmazların tarafların ortak miras bırakanına ait olduğunun anlaşılması halinde taşınmazların taksim edilip edilmediği ve edilmiş ise taksimin ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların taksimde kime düştüğü, taksimde her bir mirasçıya taşınmaz verilip verilmediği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, taksimden sonra taşınmazları kimin kullandığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, taksim olmadığının belirlenmesi halinde mirasçı olmayan üçüncü kişilere pay temliklerinin geçersiz olacağı düşünülmeli, dinlenen ve dinlenecek yerel bilirkişiler ve tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler ile tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de dinlenerek ve gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, taksime dair beyanlar dosyaya getirtilecek olan murise ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.