Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2955 E. 2012/2445 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2955
KARAR NO : 2012/2445
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 267 ada 2 parsel sayılı 5992,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, üzerindeki kagir evin davalı … ve davacı …’ya ait olduğu belirtilmek sureti ile miras yolu ile gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tarla vasfı ile davalı adına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise kargir ev, tarla ve ahşap ahır vasfı ile … evlatları … ve … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen bölümün paylaştırma senedinde ev olarak verilen yerin avlusu olup, (A) ile gösterilen kısımdan ayrıldığı, (A) ile gösterilen kısmın davalının miras hissesi olduğu, geriye kalan bölümün ise Mahir mirasçıları … ve Rıza’ya ait bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davalı … tarafından verilen cevap dilekçesi ekinde bulunan 17.10.2008 tarihli noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmış miras taksim sözleşmesi, 22.10.2008 tarihli noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmış miras hissesinden feragat sözleşmesi ve 22.09.1979 tarihli ölünceye kadar bakmak şartıyla bağış senedi keşif sırasında gereği gibi uygulanmamış, 22.10.2008 tarihli senette bahsi geçen 80 ve 450 metrekarelik taşınmazların nerede olduğu mahallinde tespit edilip fen bilirkişisi raporunda işaretlenmemiş, taşınmazın hangi bölümünün ne kadar süre ile kim tarafından zilyet edildiği araştırılmamış, senetlerdeki imza eksiklikleri üzerinde durulmamış, Mahir mirasçıları adına tespit edilen kadastro tutanak örnekleri, kesinleşme tarihlerini içerir şekilde getirtilmemiş, 22.09.1979 tarihli “ölünceye kadar görüp gözetmek şartıyla arazileri hibe ettiğine dair senet” başlıklı belgede sözü edilen taşınmazlardan hangisinin çekişmeli taşınmaz olabileceği araştırılmamış, aynı belgenin 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 sırasında yazılan yerler belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için Mahir mirasçıları adına tespit edilen taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri kesinleşme tarihlerini içerir şekilde getirtilmeli, mahallinde taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen tarafsız elverdiğince yaşlı
kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve özellikle ölünceye kadar bakmak şartıyla yapılan bağış senedinde adı geçen tanıklar ile tespit bilirkişilerinin huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği, edilmiş ise kime nerenin düştüğü, çekişmeli taşınmazın hangi bölümünün kim tarafından ve ne zamandan beri, ne sıfatla kullandığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yukarıda sözü edilen senetler mahalline uygulanmalı, 22.10.2008 tarihli senette sözü edilen 80 ve 450 metrekarelik taşınmazların neresi olduğu tespit edilip fen bilirkişi raporunda işaretlenmeli, 22.09.1979 tarihli senette bahsedilen taşınmazlardan hangisinin çekişmeli taşınmaz olabileceği belirlenerek fen bilirkişi raporunda gösterilmeli, aynı belgenin 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 sırasında yazılı taşınmazların hangi taşınmazlar olduğu tespit edilmeli, senetlerin geçerli olup olmadıkları, tarafları bağlayıp bağlmadığı, tartışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek neticesine göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar Rıza ve … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.