Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3008 E. 2011/8143 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3008
KARAR NO : 2011/8143
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ : …İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’ün İİK’nun 338. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İcra ve İflas Kanunu’nun “Beyanın muhteviyatı” başlıklı 74. maddesinde; “Mal beyanı, borçlunun gerek kendisine ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın tür, mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini icra dairesine bildirmesidir” şeklindeki düzenleme ile mal beyanının hangi unsurları içereceği belirlenmiş, aynı Yasanın 338. maddesinin birinci fıkrasındaki “Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü ile de gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın yaptırımı gösterilmiştir.
Mal beyanında bulunmanın amacı, alacaklının alacağını kolayca kavuşabilmesi için borçlunun haczi kabil mallarını göstermesidir. Borçlunun beyanda bulunurken mal veya alacaklarını bildirmeyip gizlemesi, yahut olmayan veya olduğundan fazla gösterdiği bir alacağını veya malını bildirmesi halinde İİK’nun 338. maddedeki suç oluşur. Başka bir ifadeyle borçlu, başkasına ait mal, alacak ve hakları kendisininmiş gibi veya kendisine ait mal, alacak ve hakları başkasına aitmiş gibi gösterir veya saklar, ya da kendisine ait mal, alacak ve haklar üzerinde üçüncü şahısların mevcut haklarını bildirmez veyahut bildirdiği malların kıymetleri ve vasıfları hakkında icra müdürünü hataya düşürecek müspet beyanda bulunur ve bu durumda borç ve masraflar tamamen karşılanmazsa diğer mal ve alacaklarını kaçırmak maksadıyla beyan etmediği gerçekleştiği takdirde gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu işlenmiş olur.
Somut olayda 48.084,04 TL’lik borç nedeniyle usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilen borçlu süresi içinde, İİK’nun 74. maddesinde yazılı şartları haiz 24.02.2009 tarihli mal beyanı dilekçesinde; işyerinde bulunan bir kısım menkul mallarını belirterek, borcuna karşılık haczi kabil gayrimenkulü bulunmadığını açıkça bildirmiş ise de, Çubuk Tapu Sicil Müdürlüğünün 13.03.2009 tarih ve 2448 sayılı yazılarına göre hissedarı olduğu altı adet taşınmazının bulunduğu ve bunlardan üçü üzerinde Yenimahalle Vergi Dairesinin haczi bulunmasına karşın, diğer üçünün üzerinde haciz bulunmadığının ve talep üzerine beyandan sonra 29.03.2009 tarihinde haciz konulduğu dikkate alındığında, borçlunun hiç bildirimde bulunmadığı hisseli gayrimenkulleri yanında, hacizli taşınmazlarını da beyan etmediğinin anlaşılması nedeniyle sanığın üzerine atılı bulunan suçun oluştuğunun kabulünün gerekmesi karşısında tebliğnamedeki araştırmaya yönelik isteme iştirak edilmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 352/b maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, hükmedilen cezanın şartları bulunduğu takdirde seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine bir engel bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında tayin olunan cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve ertelenmemesi,
2- 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99. maddesi ile İİK’nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 3.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.