YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3226
KARAR NO : 2012/2727
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sırasında 104 ada 62 parsel sayılı 10.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, halen zilyet olan …’in zilyetlik süresinin bilinememesi nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, tapu kaydı, miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karşısında, davacıların tutunduğu 18.03.1957 tarih ve 37 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı anlaşılmaktadır. Davacıların tutunduğu tapu Temmuz 1937 tarih ve 25 numaralı tapudan gelmektedir. Davacıların murisi, Mart 1957 tarih ve 37 sıra numaralı tapuda 3/5 pay sahibi olup geri kalan 2/5 pay 23.07.1937 tarih ve 25 sıra numaralı kök tapuda … … ve … adına kayıtlı bulunmaktadır. Mahkemece, bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydının diğer 2/5 payına ilişkin bölümünün hukuki değerini koruyup korumadığı, davacılara intikal edip etmediği üzerinde durulmalıdır. Bu amaçla, dayanak kaydının geldi kaydında malik olan kişilere ait nüfus kayıtları dosya içine getirtilerek, tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı, bu payların haricen … ve mirasçılarına intikal edip etmediği tartışılıp değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de kadastro hakiminin, kadastroya özgü olarak miras ilişkisini de belirleyip, mirasçılık belgesi verebileceği ve hangi payın, kimin adına tescil edileceğini açıkça gösterecek şekilde infazı mümkün doğru sicil oluşturma zorunluluğu bulunduğu gözardı edilerek, kararın eki olmayan veraset belgesine atıf yapılmak suretiyle … mirasçıları adına tescile karar verilmesi doğru olmadığı gibi hüküm tarihinden önce öldükleri anlaşılan bir kısım davacı mirasçılarının davaya dahil edilmemesi ve karar başlığında gösterilmemesi de doğru olmamıştır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz olup, davalı tarafın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.