Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3266 E. 2012/127 K. 24.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3266
KARAR NO : 2012/127
KARAR TARİHİ : 24.01.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 ada 99 parsel sayılı 6474,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı Murat Akçay adına tespit edilmiştir. Davacı Hidayet Akçay tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tamamı 9 pay kabul edilerek 1 payın davacı, 8 payın ise davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Murat Akçay tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının tapu kaydı kapsamındaki payının tümünü devrettiği muris babası …’dan gelen taşınmaz üzerinde 1/9 oranında payının bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmayıp, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş ve revizyon görüp görmediği araştırılmamış, usulüne uygun şekilde mahallinde uygulanıp taşınmaza ait olup olmadığı, ait ise kapsamı belirlenmemiştir. Keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları soyut içerikli olup ihtilafın çözümünde yeterli değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle davacı tarafın dayanağı olan 16.09.1976 tarih ve 41 nolu tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve oluşumuna esas tüm belgeler ve varsa haritaları getirtilmeli, revizyon görüp görmediği araştırılmalı, dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde, yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtları okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, kayıt malikleri arasında taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne şekilde yapıldığı, çekişmeli taşınmazın kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin sürdürülüş biçimi hususunda yerel bilirkişi kurulu ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalıdır.
Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; beraberde götürülecek teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını belirten, keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı, bundan sonra tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, eksik inceleme ve dosya kapsamına uymayan değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Murat Akçay’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.