Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3275 E. 2012/5351 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3275
KARAR NO : 2012/5351
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 124 ada 12 parsel sayılı 2.960,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, 124 ada 19 parsel sayılı 1.278,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, 124 ada 21 parsel sayılı 274,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … ve 124 ada 22 parsel sayılı 1.307,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak, kadastro sırasında Meşe Köyü Camii Şerif Vakfı adına tespit edilen 124 ada 20 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 124 ada 12, 19 ve 21 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, 124 ada 22 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 133,89 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ifraz edilerek 124 ada 20 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve 124 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 1.283,42 metrekare yüzölçümü ile Meşe Köyü Camii Şerif Vakfı adına tesciline, 124 ada 22 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 1.173,15 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … İdaresi, tespit dayanağı tapu kaydına dayanmakta olup davalılar da tapu kayıtlarına dayanmaktadır. Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının haritalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/A maddesi uyarınca, kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, kapsamlarının harita, plan ve krokideki sınırlar esas alınarak belirlenmesi zorunludur. Ne var ki mahkemece, tarafların tutundukları tapu kayıtlarının tesisine esas belgeler ile haritaları getirtilmemiş, kapsamlarının haritalarına göre belirlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. Tarafların tutundukları tapu kayıtlarının kapsamları yöntemince belirlenmeden; eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle tarafların tutundukları tapu kayıtlarının tesislerine esas belgeler ile haritaları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen ve elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı yöntemle tespit edip bildirecekleri tanıklar ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli 22 parsel sayılı taşınmazın batısından geçen yolun tapu kayıtlarının tesisinden sonra güzergah değiştirip değiştirmediği, çekişmeli taşınmazların fiili kullanım ve zemindeki sınırlarının zaman içinde değişip değişmediği hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden, yerel bilirkişilerin de yardımı ile tarafların tutundukları tapu kayıtlarının haritalarını zemine uygulaması ve tapu kayıtlarının haritaları ile pafta haritasının ölçeklerini eşitlemek suretiyle tapu kayıtlarının haritalarına göre kapsamlarını göstermesi, ayrıca yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırları haritasında işaretlemek suretiyle keşfi izlemeye olanak verir nitelikte rapor ve harita hazırlaması istenmelidir. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.