YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3556
KARAR NO : 2011/4667
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ : İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar …, … ve …’in ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma-düzeltilerek onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; Eskişehir 1.İcra ve İflas Müdürlüğünün 4/8/2005 havale tarihli dilekçesi ile; Müdürlüklerinin 2003/581 sayılı iflas dosyasında, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince 22.01.2003 tarihinde hakkında iflas kararı verilen ve 28.10.2004 tarihinde kesinleşen … Gıda.San.ve Tic.A.Ş. yetkililerinin, haklarında iflas kararı verildikten sonra yasalara aykırı biçimde ihracat yaptıkları, beyanname düzenleyerek KDV iadesi isteyip vergilerini vermedikleri, Sigorta İl Müdürlüğüne işçi çalıştırdıkları gerekçesi ile bildirgeleri verip sigorta primlerini ödemediklerinden, haklarında yasal işlem yapılması için Eskişehir C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine Eskişehir C.Başsavcılığınca 24/7/2007 tarih ve 2005/13537 soruşturma ve 2007/64 sayı ile, şüphelilerin eylemlerinin İİK’nun 331.maddesindeki alacaklısını zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek ve aczine veya durumunun ağırlaşmasına sebebiyet vermek suçlarını oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı vererek dosyayı icra mahkemesine gönderdiği, icra mahkemesince şirketin iflasına karar verildikten sonra yönetiminin iflas idaresine geçeceği, alacaklısını zarara uğratma kastından söz edilemeyeceği gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği saptanmıştır.
İcra suçlarının muhakeme usulü 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 349. maddesinde düzenlenmiş olup, birinci fıkrası “Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir”, altıncı fıkrası ise “şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.” hükmünü içermektedir. Görüleceği üzere İcra ve İflas Kanunu 16 Bab’ta yaptırıma bağlanan suçların (342.madde hariç) yargılaması icra mahkemesine verilecek dilekçe ile başlayacak ve şikayetçisi bizzat veya vekili aracılığı ile davayı takip edecek, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği takdirde şikayet hakkının düşürülmesine karar verilecektir. Somut olayda Eskişehir 1. İcra ve İflas Müdürlüğünün Eskişehir C.Başsavcılığına gönderdiği ihbar yazısı üzerine verilen görevsizlik kararı neticesinde Eskişehir 1. İcra Mahkemesince tarafların yokluklarında yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmiştir. İhbar yazısında ileri sürülen suçlar İcra ve İflas Kanunu’nun 16. Bap’ında yaptırıma bağlanan eylemlerle ilişkisinin bulunmadığı, TCK’da yazılı suç tiplerine uygun düştüğü halde C.Başsavcılığının nitelemesi ile İİK’nun 331/1. maddesinde düzenlenen alacaklıdan mal kaçırmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçu olarak kabul edilerek yargılama yapılıp yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davanın usulüne uygun olarak açılmaması ve kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca davanın düşürülmesi yerine sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından “….sanıkların beraatlerine” kısmı çıkarılarak yerine “davanın usulüne uygun olarak açılmaması ve kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle CMK’nun 223/8. maddesi gereğince davanın düşürülmesine” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi gereğince istem gibi düzeltilerek ONANMASINA, mahkemesince dosyanın bir örneği çıkarılarak ihbara konu eylemler hakkında gereğinin takdir ve ifası için Eskişehir C.Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğine, dosyanın mahkemesine iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.