YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3642
KARAR NO : 2012/3610
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
383 ada 235 parsel sayılı 2.341,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro sırasında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek hali arazi niteliği ile davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tescil ilamı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 383 ada 235 sayılı parselin tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında dava konusu parselin Hazine adına tescil edilen 383 ada 69 sayılı parsel olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 383 ada 69 sayılı parsele yönelik dava bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının 383 ada 235 sayılı parsele dava açtığı; ancak, keşif sırasında hak talebinde bulunduğu taşınmazın dava dışı 383 ada 69 sayılı parsel olduğu, bu hali ile davacının yanlış parsele dava açtığı, 383 ada 69 sayılı parsele yönelik dava bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde 383 ada 235 sayılı parsele dava açılmış, yapılan keşif sonucunda dava konusu parselin Hazine adına tespit edilen 383 ada 69 sayılı parsel olduğu anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde parsel numarasını yanılgılı olarak 383 ada 235 sayılı parsel olarak göstermiştir. Maddi hatanın düzeltilmesi her zaman mümkündür. Taraf değişikliği icap etmediğine göre usul ekonomisi de gözetilerek doğru parsel üzerinden davanın yürütülmesi gerekir. Hal böyle olunca, Mahkemece eksik ve dosya kapsamına uygun bulunmayan değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.