YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3701
KARAR NO : 2011/3261
KARAR TARİHİ : 03.06.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … parsel sayılı 40232.51, 35043.95, 24288.77, 6889.55, 21028.72, 13566.20, 16166.87, 19502.84, 16512.96, 19219.77, 11279.45, 18823.64 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 121 ada 31; 102 ada 2, 120 ada 2 sayılı parseller Toprak Tevzi Komisyonunca Hazine adına sınırlandırılması ve tespitinin yapılması nedeniyle davalı … adına tespit edilmiş; diğer parseller ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davasına konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesine davacı … ada 7 sayılı parsel hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespite itiraz davası açmışlardır. … ada 2 sayılı parseller hakkında yapılan yargılama sonunda Kadastro Mahkemesinin 2007/410-346 sayılı ve 17.7.2007 tarihli ilamı ile taşınmazların davacı … adına tesciline dair kararın davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 2008/7176-5783 sayılı ve 6.10.2008 tarihli ilamı ile; “taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak Hazinenin tapu kaydının dayanağı olan toprak tevzi haritaları, mera tahsis haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı ile fen bilirkişi tarafından zemine uygulanması, Hazine tapuları ile tahsisli meranın kapsamının belirlenmesi, komşu köyden dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklardan öncesinin kime ait olduğu, ne suretle kullandığı, mera olup olmadığı, kaçak kişilerden kalıp kalmadığı hususlarının sorulması, taşınmazların Hazine tapusunun kapsamında kalması halinde tapu tesisinden önceki zilyetliğinin ne kadar süreye ulaştığının araştırılması, ziraat bilirkişisinden taşınmazların toprak yapıları, niteliği, mera olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınması, sonradan şahıslara dağıtılıp dağıtılmadığının araştırılması, 3402 sayılı Yasa’nın 14/son maddesi gereğince davacı, murisi ve diğer mirasçılar adına aynı çalışma alanda senetsizden taşınmaz tespit edilip edilmediğinin
araştırılması, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımadığının düşünülmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek ve Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile çekişme konusu … sayılı parsellerin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, davacı … ve … ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan çekişme konusu 102 ada 2; 120 ada 2; 106 ada 4, 5, 8 ve 14 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişme konusu 121 ada 31; 104 ada 1; 112 ada 37; 106 ada 6, 7 ve 9 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 112 ada 37 sayılı parselde davacının dayandığı tapu kaydının taşınmaza uyduğu, kayıt fazlası ve diğer taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14.maddesindeki şartların adına tescil kararı verilenler yönünden gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Çekişme konusu 106 ada 6, 7 ve 9 sayılı parsellerin sınırında bulunan 106 ada 25 ve 26 ;çekişme konusu 104 ada 1 sayılı parselin sınırında bulunan 104 ada 4; çekişme konusu 112 ada 37 parselin sınırında bulunun 112 ada 43 ve 75; 121 ada 31 sayılı çekişme konusu parselin sınırında bulunan 121 ada 33 sayılı parseller mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış ve tespitleri kesinleşmiştir. Taşınmazların bulunduğu köyde Toprak Tevzi Komisyonunca mera tahsisi yapıldığı daha sonradan mera komisyonunca toprak tevzi çalışmasına aynen uyularak mera çalışması yapıldığı, mera komisyonunca yapılan mera çalışmalarının 18.3.2005-17.4.2005 tarihinde ilan edildiği, kadastro tespitinin ise 28.8.2006 tarihinde yapıldığı, taşınmazlar hakkında 4753 sayılı Yasa ile 26.11.1965 tarihinde Hazine adına tapu kayıtlarının oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazların sınırında mera bulunduğu halde 112 ada 37 sayılı parselde uyduğu kabul edilen 1336 tarih ve 31 sıra numaralı 3 dönüm yüzölçümlü ve gayri sabit hudutlu tapu kaydının miktar fazlası yönünden, diğer taşınmazların ise tümü yönünden usulüne uygun mera araştırması yapılarak, meranın devamı niteliğinde olup olmadıkları, mera ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, 3 kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan zirai bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle 4342 sayılı Yasa uyarınca bölgede yapılan mera çalışmasına ait harita ve eki belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, komşu köylerde ikamet eden yaşlı ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 ziraat mühendisinden oluşan zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında mera tahsis kaydı ve haritası yerel bilirkişiler yardımı ile fen bilirkişisi tarafından uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim ve kimler tarafından kullanıldıkları, kullanmanın ekonomik amacına uygun bulunup bulunmadığı, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı, taşınmazların sınırlarında yer alan mera parsellerinden nasıl ayrıldığı, mera parselleri ile arada ayırıcı unsur olup olmadığı hususları tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında
doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliği, toprak yapısı, eğimi, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler ve taşınmazlar ile komşu mera parselleri arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı, taşınmazların, sınırda bulunan meraların devamı niteliğinde olup olmadığını belirtecek ve önceki ziraat bilirkişi raporu da irdeleyecek biçimde, bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, çekişmeli tüm taşınmazların değişik yönlerden fotoğrafları da çektirilerek rapora eklenmeli, uzman fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamaları izlemeye, beyanları denetlemeye olanak verecek şekilde rapor ve kroki istenmeli, 112 ada 37 sayılı parselin 1336 tarih ve 31 sıra numaralı tapu kaydı miktar fazlası bölümünün ve diğer 121 ada 31, 104 ada 1; 106 ada 6, 7 ve 9 sayılı parsellerin tamamının mera niteliğinde olup olmadığı yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.