Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3705 E. 2011/3492 K. 10.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3705
KARAR NO : 2011/3492
KARAR TARİHİ : 10.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 364 ada 97, 118 ve 122 parsel sayılı 8640,56, 22731,45 ve 19934,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kayıtları nedeniyle davalı … Vakfı adına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kesin süre içerisinde keşif giderinin yatırılmamış olması nedeni ile keşif yapılamadığından davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile 364 ada 118 ve 122 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tescillerine, çekişmeli 364 ada 97 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti kesinleşmiş olduğundan, yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece çekişmeli 364 ada 97 parsel sayılı taşınmazın ıslah yolu ile sonradan bildirilmesi nedeniyle tespitin kesinleştiği kabul edilerek, bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde 364 adada parsel numarasını tespit edemedikleri taşınmaz hakkında dava açmış, yargılama aşamasında taşınmazın 364 ada 97 parsel olduğunu bildirmiştir. Bu halde taşınmazın parsel numarası sonradan bildirilmiş ise de; dava dilekçesinde taşınmazdan söz edilmiş ve husumet de doğru yöneltilmiş olduğuna göre, tutanak kesinleştirilmiş olsa dahi, bu parsel hakkında süresinde dava açıldığının kabulü ile taşınmaz davalı hale getirilerek iddia ve savunmaya ilişkin deliller toplanıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile çekişmeli taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsizdir.
2- Davacının 364 ada 118 ve 122 sayılı parsellerle ilgili temyizine gelince; Mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafça keşif avansının mahkeme veznesine depo edilmediği, davacının mevcut dosya kapsamına göre de davasını ispat edemediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu şekildeki değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bir diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtlar varsa celbedilip dosyaya konulması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit
edilmesi ve dosyanın her yönüyle keşfe hazır hale getirilip hiçbir eksikliğinin bulunmaması gerekir. Dosyanın keşfe hazır hale getirilmesinden sonra belirlenecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretler, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgililere makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin muhatabına ulaşabilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, bu ara kararına uymamanın sonuçları, hazır bulunan davacılara ihtar edilip, hazır bulunmayanlara usulen tebliğ edilmelidir. Somut olayda dosya keşfe hazır hale getirilmiş ise de, yerel bilirkişiler ve tanıklar için gerekli tebligat ücretinin belirlenmemesi ve tebligat giderlerinin yatırılması için yeterli süre tanınmamış olması nedeniyle Mahkemece hükme esas alınan ara kararları belirtilen özellikleri taşımamaktadır. Keşif giderinin keşif tarihine kadar davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesine, keşfin 13.11.2009 günü saat 09.30’dan itibaren icrasına karar verilmiştir. Masrafın keşiften hemen önce yatırılmış olması halinde bu süre, keşif davetiyelerinin muhatabına ulaşabilmesi için yeterli bir süre olmayıp, Tebligat Tüzüğünün 12. maddesine de uygun değildir. Yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenmesi isabetsiz olduğu gibi, usule ve yasaya uygun bulunmayan ara kararına uyulmadığı gerekçesi ile davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları yukarıda 2 bent halinde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.