Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3838 E. 2012/4174 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3838
KARAR NO : 2012/4174
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11, 12 ve 143 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı sırası ile 4644,207, 4309,55, 5722,34, 2834,60, 3928,10, 1425,83, 3248,81, 3221,3, 1886,76, 2204,96, 270,81, 81,91, 237,83, 319,13 ve 3770,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydına dayanılarak eşit paylarla davalı … ile dava dışı … adlarına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, intikal, taksim, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı … payının iptali ve … mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne çekişme konusu 143 ada, 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı …’e ait payın iptali ile … oğlu … mirasçıları adlarına miras hisseleri oranında tapuya tesciline; 141 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11 ve 12 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı …, … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tapu kaydına değer verilerek hüküm kurulmuş olmasına göre davacıların 141 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11 ve 12 sayılı parsellere yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu parseller yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların 141 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik sair temyiz itirazları da yerinde değildir. Ne var ki, 3402 sayılı Yasa’nın 19/2. maddesinde “taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise, bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği” hükme bağlanmıştır. Somut olayda, taşınmaz üzerinde bulunan sayvanın tespit gününden önce davacı … tarafından yapıldığı tüm dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca, 3402 sayılı Yasa’nın 19/2. maddesi uyarınca muhdesatın davacı …’e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz olup, davacı …’ün temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile, 141 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
3) Tarafların 143 ada 1, 2, 3, 4, ve 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacılar vekili dava dilekçesinde miras bırakanları İsmail’in sağlığında tüm taşınmazlarını kendi çocukları arasında paylaştırdığını, Cezanlar Mevkii’ndeki bu taşınmazların da davacı … ile kardeşi İsmail’e kaldığını ve zilyet olduklarını belirterek dava açmış, temyiz dilekçesinde de aynı iddiayı sürdürmüştür. Taşınmazların tereke malı olduğu konusunda başkaca bir iddia ve savunma da ileri sürülmediğine göre taşınmazların miras bırakanının terekesine dahil olduğu ve ölümünden sonra geçerli bir paylaşma olmadığına ilişkin mahkemenin kabulü isabetsiz olup, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi zorunludur. Mahalli bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin beyanlarına göre, miras bırakanın 30 yıl önce taşınmazlarını paylaştırarak çocuklarına vermesinden sonra kullanımın bu paylaştırmaya uygun olduğu ve 143 ada 1 ve 2 parselin İsmail oğlu … mirasçılarının, 143 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise …’ün zilyetliğinde olduğu belirlenmiştir. Hal böyle olunca; 143 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı …’ye ait payın iptali ile İsmail oğlu … mirasçıları adına, aynı ada 5 sayılı parseldeki davalı … payının iptali ile davacı … adına tesciline, diğer taşınmazların ise, bu taşınmazlar hakkında zilyet olanlar tarafından açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle tespit gibi tescillerine karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şeklide karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.