YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3881
KARAR NO : 2012/5376
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 156 ada 38 parsel sayılı 2983,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacı ve davalının dayandığı tapu kayıtlarının tesis ve tedavülleri ile tesisine ilişkin kayıt ve belgeler ile haritalar getirtilmemiş, komşu taşınmazların dayanağı olan belgeler ile tapu kayıtlarında okunan sınırları gösteren geniş kapsamlı harita getirtilerek bu kayıtlar keşif sırasında yöntemince uygulanmamıştır. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazinenin dayandığı ve dava konusu taşınmaza ait olduğu iddia edilen tapu kaydının dayanağı belgeler ile haritası ve davalının dayandığı tespite esas tapu kaydının tesis ve tedavülleri ile tesisine ilişkin kayıt ve belgeler ve haritası, ayrıca tapu kayıtlarında okunan sınırları gösteren geniş kapsamlı harita getirtilmeli, bundan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında Hazinenin dayandığı tapu kaydı ile davalının dayandığı tapu kaydı 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişi aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, kayıtlarda yazılı sınırlarına göre tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, mahalli bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak içeriği ve kayıtlarıyla denetlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı gösterir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tapu kayıtlarının iç içe geçmeleri halinde davalı tarafın dayandığı tapu kaydının Hazinenin taraf olduğu tescil ilamı ile oluşmuş olması halinde Hazine yönünden bağlayıcı olup kesin hüküm teşkil edeceği göz önünde bulundurularak davalının dayandığı tapu kaydına değer verilmeli, taşınmazın kısmen ya da tamamen davalı taraf tapu kaydının dışında Hazine tapu kaydının kapsamında kalması halinde taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı beyanları alınmalı, Hazinenin tapu kaydının dayanağı olan belgeler içerisinde daha önce temyiz incelemesi yapılan benzer nitelikteki dosyalardaki Hazine tapu kayıtlarında olduğu gibi kaydın dayanağı olan tutanaklar olması halinde, sağ iseler bu tutanaklarda bilirkişi ve tanık olarak imzaları bulunan bu kişiler de tanık sıfatı ile çağrılıp dinlenmeli ve taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı, davacı Hazine dayanağı tapu kaydının ihdasına kadar davalı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği; taşınmazın her iki tapu kaydının kapsamında da kalmadığının anlaşılması halinde kadastro tespit gününe kadar davalı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.