YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3937
KARAR NO : 2012/2407
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 286 ada 19 ve 287 ada 1 parsel sayılı 1456,12 ve 293,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü … adına, 287 ada 2 parsel sayılı 447,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 2/3’ü davalı …, 1/3’ü davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, kayınpederi İlyas Akbulut’dan miras yoluyla gelen hakkına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu parsellerden 286 ada 19 ve 287 ada 1 parsel sayılı taşınmazların, davalı tarafça uzun süredir kullanıldığı ve dava dışı 287 ada 3 parselin de davacı tarafça kullanıldığı, davacının davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın satış ve taşınmazların öncesine ilişkin iddialarının ispatına yönelik delil listesi sorulmamış ve taşınmazların tamamının başında ayrı ayrı inceleme yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazların başında taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile davacı tanıkları, teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin tarafından ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de dinlenmeli, fenni bilirkişiden keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Böylesine bir araştırma yapılmaksızın hüküm oluşturulması isabetsiz olduğu gibi mahkemenin 17.12.2010 tarihli kısa kararında davanın reddine karar verildikten sonra “287 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline” karar verildiği halde gerekçeli kararda ilave olarak 286 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili de hüküm kurularak “287 ada 1 ve 2, 286 ada 19 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline” şeklinde karar verilmesi kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuş olması ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 388. maddesinin 2. bendine aykırı olarak karar başlığında davalılardan … ve …’ un kimliklerine ve adreslerine yer verilmemesi dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.