YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3939
KARAR NO : 2012/5379
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında 825 parsel sayılı 3470,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parsel üzerindeki iki adet ev, ahırın 1960 yılından beri …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın 750-800 metrekarelik bölümü üzerinde iki katlı ev, büfe ve bahçesinin olduğunu belirterek bu bölümün ifrazı ve zilyet olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, parsel üzerindeki iki adet ev, ahırın 1960 yılından beri …’in kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı …’ın kabul beyanı esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın 750-800 m2 lik kısmının kendi zilyetliğinde olduğu iddiası ile dava açarak bu bölümdeki muhdesatlar ile birlikte zilyet olduğunun beyanlar hanesine şerhini istemiştir. 3402 sayılı Yasa’nın ek 4. maddesi, “6831 sayılı Yasa’nın 20.6.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadasto tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir” hükmünü taşımaktadır. Bu maddeye dayanılarak açılacak davaların kabul edilebilmesi için, malik Hazineye karşı davacı tarafın taşınmazda fiili kullanımının olduğunun kanıtlanması zorunludur. Somut olayda yasal hasım olan davalı …’ye karşı davacının iddiasını kanıtlaması yönünden taşınmaz başında keşif yapılarak davaya konu yerin belirlenmesi ve bu bölümle ilgili iddia ile ilgili delillerin toplanıp değerlendirilmesi gerekirken, keşif yapılmaksızın davalı …’ın davayı kabul ettiği gerekçe gösterilerek karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre; davayı kabulün dava konusu bölümle sınırlı olacağı göz önüne alınmaksızın, taşınmazın tümünde davacının zilyet olduğunun tespitine karar verilmesi de isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.