Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/409 E. 2011/5583 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/409
KARAR NO : 2011/5583
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 30 ve 31 parsel sayılı 60,36 ve 246.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerden 113 ada 30 parsel sayılı taşınmaza, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda mavi renk ile gösterilen 5,33 metrekare yüzölçümündeki kısmın eklenerek davacı adına, 113 ada 31 parselden, fen bilirkişi krokisinde yeşil renk ile gösterilen 52,81 metrekare ve mavi renk ile gösterilen 5,33 metrekare olmak üzere toplam 58,14 metrekarelik kısmın ayrılarak 188,74 metrekare olarak gerçek hak sahibi … adına ve yeşil renk ile gösterilen 52,81 metrekarelik kısmın ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece aktarılan davanın 113 ada 30 ve 31 parseller olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dava konusu taşınmazların tespitleri başlangıçta davalı oldukları gözetilmeksizin malik haneleri doldurularak yapılmış, 31 sayılı parsel … adına tespit edilmiş ve tespit kesinleştirilmiştir. Mahkemece taşınmazlar daha sonra davalı hale getirilerek kadastro tespit tutanak asılları dosya içerisine alınmış ise de, 31 sayılı parselin tespit maliki davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmamıştır. Taraf koşulu sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kadastro mahkemesine aktarılan tescil davası 2 parça taşınmaz hakkında olup, davaya konu taşınmazların hangi taşınmazlar olduğunun dava dilekçesindeki sınırlar okunmak suretiyle usulüne uygun olarak tespit edilmemiş olması da isabetsizdir. Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.