Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4201 E. 2011/2801 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4201
KARAR NO : 2011/2801
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada, 5 parsel sayılı 4176,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Hazinenin taraf olduğu tescil ilamıyla oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın sınırda bulunan çaydan genişletildiği, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın dere yatağında bulunmadığı ve davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın doğu sınırı Eskipazar Çayı ile bitişik olduğu halde, taşınmazın çaydan kazanılıp kazanılmadığı yönünde yapılan inceleme yetersiz olduğu gibi, tespitte uygulanan, Hazinenin de taraf olduğu tescil ilamıyla oluşan tapu kaydı, keşif sırasında yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları, üçer kişilik ziraat ve jeoloji mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davalının tapusunun tescil ilamı ile oluştuğu, 3402 sayılı Kanun’un 20/A maddesi yarınca harita ve krokiye dayanan tapu kapsamlarının harita ve krokisine göre belirlenmesinin zorunlu olduğu gözetilerek, tescil haritası krokisi ile birlikte getirtilip, kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle zemine uygulanmalı, kaydın kapsamı haritasına göre belirlenmeli, harita uygulanamıyorsa kaydın değişir sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Tapu tesisinden tespit tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolup dolmadığı ve tesis tarihinde taşınmazın aktif Eskipazar Çayının kenarında bulunduğu hususları gözetilmeli, kayıt miktar fazlası yönünden bu ilkeler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmalı, jeolog bilirkişi kurulundan taşınmazın çaydan kazanılıp kazanılmadığı, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile
ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmişse, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, alınan beyanlarla önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve kroki alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.