YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4284
KARAR NO : 2011/3147
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : …, … VE MÜŞTEREKLERİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 206 ada 72 parsel sayılı 3024,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … ile ölü oldukları tutanağın beyanlar hanesine şerh verilerek davacı …’ın miras bırakanı … ve davalı … ve müştereklerinin miras bırakanı … adlarına eşit paylarla tespit edilmiş, dava dışı tespit maliki … …’nun itirazı üzerine Kadastro Komisyonu kararı ile itirazın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 3/9’ar payının vergi kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile … ve davalı … adlarına, 1/9’ar payının ise vergi kaydı, satın alma, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile … ve dava dışı … … ve … … adlarına tespitine karar verilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın miras bırakanı … adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı … ’dan kaldığı ve paylaşılmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın kadastro tespiti öncesinin, 1970 yılında çocuksuz ölen … ’ya aitken, satış suretiyle yeğenleri … ve kardeşi…’e geçtiği, …’in de çocukları …, … ve …’e bağışladığı gerekçesi ile adı geçenler adına yapılmış, davacı … oğlu … tarafından … ve … payına yönelik olarak dava açılmıştır. Davacı, taşınmazın … tarafından babası …’a bağışlandığı iddiasındadır. Yargılama sırasında beyanları alınan davalı … ve … mirasçısı …, taşınmazın amcaları …’dan kaldığını, paylaşılmadığını ve kendilerinin de payı bulunduğunu beyan etmişlerdir. Keşifte birlikte dinlenen iki yerel bilirkişi yalnızca, taşınmazın uzun yıllardır … ve mirasçıları tarafından kullanıldığını haber vermişler, başka beyanda bulunmamışlardır. Taşınmazın öncesinin … ’ya ait olduğu taraflar arasında
uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık sağlığında … tarafından davalılara satılıp satılmadığı veya davacının miras bırakanı …’a bağışlanıp bağışlanmadığı noktasındadır. Mahkemece bu yön araştırılmaksızın hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, muris … ’nın ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri getirtilmeli, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yeniden delilleri sorulup toplanmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın kimden geldiği, kim tarafından kullanıldığı, … ’nın ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akıbetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, mirasçıları arasında usulen taksim olup olmadığı, taksim varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa hissesine karşılık ne aldığı, dava konusu taşınmazın öncesinin …’a ait olduğu bilindiğine göre sağlığında … tarafından davalı tarafa satılıp satılmadığı veya davacı tarafın miras bırakanına bağışlanıp bağışlanmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.