Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4438 E. 2012/1967 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4438
KARAR NO : 2012/1967
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 217 parsel sayılı 48000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve paylaşma nedeniyle davalıların miras bırakanı … … adına tespit edilmiştir. …, … …, Tacettin …, Hazine vekili ve dava dışı, Hüseyin … ve Şevki …’in itirazları üzerine 5602 sayılı Yasa gereğince dosya … Tapulama Mahkemesine intikal ettirilmiş, mahkemece 4/11/1970 tarihli kararla 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 28. maddesi gereğince itirazlar hakkında Kadastro Komisyonunca karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosya Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiş, Kadastro Komisyonunca yapılan inceleme neticesinde itirazların reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Davacı Şevki …, vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve paylaşma, davacı Hazine vekili ise vergi kaydına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sırasında … … … mirasçısı … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras yoluyla gelen hakka, … … mirasçısı … … ile … … tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka; …, …, …, Burhan …, … ve Salih … ise vergi kaydına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahiller … …, Salih …, … ve Burhan …’ın davalarının reddine, davacı Şevki … ile müdahiller …, …, … ve …’in davasının kısmen kabulüne, birleşen dosyada Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapulama tespitinin ve komisyon kararının iptaline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 56.19 metrekarelik bölümünün ayrı bir parsel numarası altında harabe ev niteliği ile veraset ilamındaki miras payları oranında … … mirasçıları Yusuf, … …, Peyruze, Makbule, Mustafa ve … adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve krokide (C) harfi ile gösterilen 5245,78 metrekarelik bölümün tamamının 60480 pay kabul edilerek 30240 payının … … mirasçıları Yusuf, … …, Peyruze, Makbule, Mustafa ve … adına, 30240 payın dava dosyasına münhasır düzenlenen veraset ilamındaki miras paylarına göre … mirasçıları adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve krokide (B) ve (D) harfleri ile gösterilen toplam 42698,03 metrekarelik bölümün 3402 sayılı Kanunu’nun 18. maddesi gereğince Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili, Yusuf, Mustafa, Bedrettin ve …; … … ve … ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen bölümünün … … mirasçıları, (C) ile gösterilen bölümünün … … ve … mirasçıları, kalan bölümünün ise davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan uzman fen bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın doğu sınırından Dicle Nehri geçtiği halde mahkemece yöntemince kıyı kenar çizgisi incelemesi yapılmamıştır. Yine, dosyaya sunulan uzman ziraatçi bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın ekilip biçilmediğinden yabancı otlarla kaplı olduğu belirtilmesine rağmen zilyetliğin ne şekilde tespit edildiği açıklanmamış; taşınmaz üzerinde tespit tarihinde tarımsal üretim yapılıp yapılmadığı teknik bulgulardan yararlanılmak suretiyle araştırılmamıştır. Yine, dayanılan kayıtların revizyon durumları ilgili mercilerden sorularak gereği gibi uygulanmamıştır. Bu nedenle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından yapılıp kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi çalışması bulunup bulunmadığı sorulup saptandıktan sonra, varsa tüm dayanak belgeleri ve haritası dosya içine getirtilmeli, bir kısım davacı, davalı ve katılan tarafından dayanılan ve dosya içerisine alınan vergi kayıtlarına ait vergi defterleri getirtilerek birbirini teyit eden kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmalı, katılan … … ile … …’un dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, tapu kayıtlarının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği sorularak revizyon görmüş ise revizyon gördüğü parselin kadastro tespiti tutanağının onaylı sureti getirtilmeli, taşınmazın tespit günü itibariyle niteliğinin belirlenmesi açısından bölgeye ait en eski tarihli memleket haritası getirtildikden sonra tespit tarihi de dikkate alınarak taşınmazı iyi bilen elverdiğince yaşlı kişilerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, içinde harita mühendisinin de olduğu üç kişiden oluşacak fen bilirkişi kurulu, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte öncelikle, varsa yetkili idari merciler tarafından yapılıp kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin belgeler ve haritası yöntemince jeolog bilirkişi ve fen bilirkişi kurulu tarafından yerine uygulanmalı, belge veya harita yoksa 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İ.B.K uyarınca kıyı kenar çizgisi yöntemince belirlenmeli, jeolog bilirkişi kurulundan yapılan tespit ve değerlendirmeyi içerir, rapora eklenecek fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın (tespit) 1957 yılından öncesine ait kullanım durumu, dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kayıt malikleri ile zilyetleri arasında akti veya irsi ilişki olup olmadığı sorulup saptanmalı, vergi kayıtları ile tapu kayıtları tüm tedavülleri ile uygulanarak kapsamları kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen mevki ve sınırların tespiti için hak iddia eden tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, eğim, toprak yapısı, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini açıklar, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişi kurulundan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, gösterilen sınırlar işaretlenmiş, kadastro paftası ile yapılan uygulamaları çakıştırmalı şekilde gösteren, çekişmeli taşınmazın tespit tarihi itibarı ile memleket haritasında görünen niteliğini açıklar, ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek tespit tarihine kadar davacı ve katılanlar yararına taşınmaz üzerinde mülkiyet hakları bulunup bulunmadığı ya da zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de fen bilirkişi raporunda (C) ile gösterilen bölümle ilgili hükümde atıfta bulunulan … mirası ile ilgili gösterilen paylar toplamı paydayı bulmadığından hükmün infazının mümkün olmayışı da isabetsiz olup, temyiz edenlerin itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.