YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4454
KARAR NO : 2011/8304
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 129 ada 56 parsel sayılı 18409,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kaçak ve yitik şahıslardan kaldığını ve 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olmadığı, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ancak, çekişmeli taşınmazın sınırında mera parseli bulunmaktadır. Mahkemece yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamış ve çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı incelenmediği gibi, komşu 22 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma sahası kapsamında kalıp kalmadığı da belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde, yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan çevre köyler halkından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraflarca aynı yönteme göre bildirilecek tanıklar, ziraat mühendislerinden oluşacak üç kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, sınırında bulunan mera parselinin devamı niteliğinde olup olmadığı, meradan açılıp açılmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte ve nasıl başladığı, zilyetliğin kimden kime ve hangi sebeple intikal ettiği, ne şekilde kullanılageldiği hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, çekişmeli taşınmazın keşif sırasında gözlenen nitelikleri tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tespit tutanağında yazılı edinme sebebiyle farklı sonuç doğurması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi gereği düşünülmeli ve varsa beyanlar arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmalıdır. Ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, eğimi gibi niteliğini etkileyen özellikleri, mera parseli ile niteliklerinin benzeşip benzeşmediği, mera ile arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı ve taşınmazın mera ya da meradan açılan bir yer olup olmadığı hususlarında somut verilere dayanan ayrıntılı rapor düzenlemeleri istenmelidir. Yine komşu 22 parsel sayılı taşınmazla ilgili kamulaştırma
belgeleri ile haritaları getirtilerek fen bilirkişisinden, kamulaştırma haritaları ile kadastro paftasını çakıştırmak suretiyle çekişmeli taşınmazın kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığını gösterir, keşfi izlemeye olanak tanır, mera taşınmazı ile çekişmeli taşınmaz arasında eğim farkı varsa yan kesit krokisi ile bu durumu gösterir şekilde rapor ve harita düzenlemesi istenmelidir. Taşınmazın öncesinin mera olması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.