Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/448 E. 2011/2104 K. 22.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/448
KARAR NO : 2011/2104
KARAR TARİHİ : 22.04.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, YAKUP MÜLAYİM VS.
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “Hazinenin davaya katılma iradesini ve bu iradenin nedenlerini ortaya koyan bir dilekçe olmadığı gibi, katılma arzusunun tutanağa yazdırılmasının da söz konusu olmadığı, bu nedenle yasaya uygun bir katılmanın bulunmadığı, Mahkemenin re’sen aldığı ara karar gereğince Hazineye çıkartılan davetiye üzerine Hazine temsilcisinin duruşmalara gelmesinin ona müdahil sıfatı ve dolayısıyla davada taraf olma imkanını vermeyeceği, hal böyle olunca olayda 3402 sayılı Yasa’nın 30/2. maddesinin uygulama imkanının bulunmadığına ve Hazine taraf sıfatı taşımadığına göre uyuşmazlığın tespit malikleri ile davacıya hasren çözümlenmesi gerektiği, Mahkemece şartları oluşmadığı halde davada taraf olmayan Hazine yararına hüküm kurulmasının isabetsiz bulunduğuna” değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 1023, 1024, 1025,1026, 1027, 1028, 1029 ve 1030 sayılı parsellerin 1/3 paylar oranında …,…,…,… adına, 1031 sayılı parselin ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine temsilcisi ve davalılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemenin 1997/3 Esas, 2004/2 Karar sayılı ve 8.4.2004 tarihli aleyhlerine olan kararı davalılar yönünden, temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olup, bundan sonra alınan hükümle de davalılar aleyhine yeni bir durum yaratılmamış olmakla, davalıların hükmü temyizde hukuki yararları bulunmadığından temyiz inceleme istemlerinin REDDİNE,
2- Hazinenin temyiz istemine gelince; Mahkemenin, taşınmazların Hazine adına tescile dair ilk kararı, Hazinenin davada taraf olmaması nedeniyle uyuşmazlığın davacı ile tespit malikleri arasında çözümlenmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Bundan sonra Hazine vekili 25.09.2006 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçe ile, davaya konu edilen tüm parsellerin Orman Kanunu’nun 2. maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, tespit tarihine kadar da zilyetlik süresinin dolmadığını ileri sürerek Hazine adına tescillerine karar verilmesini istemiştir. Kadastro davaları basit yargılama usulüne tabi olup, davaya katılma istemi bir dilekçe ile olabileceği gibi, tutanağa yazdırma suretiyle de olabilir. Harca tabi olanların harç yatırması zaruridir. Somut olayda harçtan muaf olan Hazine, sözü edilen dilekçe ile adına tescil istemekle, davaya müdahil olmuştur. Buna rağmen
./…
2011/448-2104 SH.2

müdahil Hazinenin talebi hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiş, iddiaları yönünde inceleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece Hazinenin dilekçesi yönünden inceleme yapılmak üzere, orman Kadastro Komisyonu tarafından düzenlenen orman tahdidi ile ilgili tüm harita ve belgeler celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişiler, uzman orman mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu, ziraatçi bilirkişi ve fen bilirkişisi aracılığı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişiler aracılığıyla orman tahdit harita ve mazbataları uygulanıp, orman mühendisleri kurulundan taşınmazların orman sayılan yerlerden veya orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olup olmadıkları yönünde ve orman Kadastro Komisyonu tarafından düzenlenen haritalardaki konumunu da gösteren; uzman ziraat bilirkişisinden ise taşınmazların toprak yapısı ve niteliği hususlarını içeren ayrıntılı raporlar alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek Hazinenin talebi yönünde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün Hazine yönünden BOZULMASINA, 22.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.