Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4481 E. 2011/4266 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4481
KARAR NO : 2011/4266
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(KADASTRO MAHKEMESİ SIFATIYLA)
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden davalı … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1953 yılında 2613 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro sırasında 1833 ada 1 parsel sayılı 36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Hazine ile bir ilgisinin olmadığı belirtildikten sonra, 2613 sayılı Yasa’nın 22/E maddesi gereğince Balat Musevi Cemaatı Vakfı adına tespiti gerekmekte ise de, bu gibi yerler hakkında Dışişleri Bakanlığınca yapılacak inceleme sonunda hasıl olacak sonuca göre işlem yapılmak üzere, ilgili genelge uyarınca, malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili 14.06.2007 tarihli dava dilekçesi ile Balat Ahrida Musevi Sinagogu Vakfının 1936 yılı beyannamesinde görünmeyen taşınmazın malik hanesinin Hazine adına doldurulması istemi ile hasımsız olarak dava açmış; 26.07.2007 tarihli dahili dava dilekçesi ile Balat Ahrida Musevi Sinagogu Vakfına husumeti yaygınlaştırmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 1833 ada 1 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin Hazine adına doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; bu davada uygulanması gereken 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nda re’sen malik belirlenmesi ilkesinin kaldırıldığı, 2613 sayılı Yasa’nın 22/H maddesi uyarınca maliki belirlenemeyen yerlerin Hazine adına tespitine yasal olanak bulunduğu, davaya dahil edilen Balat Ahrida Musevi Sinagogu Vakfının 1936 yılı beyannamesi ile 1328 tarihli Eşhası Hükmiye Cetvelindeki taşınmaz bilgilerinin çekişmeli taşınmazın bulunduğu sokağa uymadığı için, çekişmeli taşınmazın anılan belgelerde tanımlanan yerlerden olmadığının anlaşıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun olmadığı gibi mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle; çekişmeli taşınmazın kadastro beyannamesindeki ve kadastro komisyon kararındaki malik hanesinin açık olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2.maddesi uyarınca mahkemece re’sen malik tespiti yönünden gerekli deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi zorunlu olduğu halde, re’sen araştırma yapılamayacağının kabulünde isabet bulunmamaktadır. Aynı şekilde çekişmeli taşınmazın tespiti 1953 yılında yapıldığına göre, tespit gününden önce herhangi bir kişi veya kuruluş yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemek yönünden gerekli araştırma, inceleme ve uygulama yapılmadan karar verilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; çekişmeli taşınmaza ait kadastro beyannamesi ve komisyon kararlarında bildirilen vakıaların açıklığa kavuşturulması için taraflardan varsa diğer delilleri ile tanık bildirmeleri istendikten sonra mahallinde, çekişmeli taşınmazın 1953 yılından önceki durumunu bilebilecek, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte çekişmeli taşınmazın tespit gününden önce ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın Balat Ahrida Musevi Sinagogu Vakfına ait olup olmadığı, anılan vakfa aitse vakfa nasıl geçtiği ve vakıf tarafından ne şekilde kullanıldığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ile taraf tanıklarından sorulup saptanmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmelidir. Ayrıca tarafların dayanaklarını oluşturan kayıt ve belgeler ile çekişmeli taşınmazın kadastro beyannamesinde ve komisyon kararında bildirilen olaylara da yerel bilirkişi ve taraf tanıklarına sorularak doğrulukları ve çekişmeli taşınmaza ait olup olmadıkları saptanmaya çalışılmalıdır. Uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yapılacak kayıt uygulamasını açıklar ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama sonunda, çekişmeli taşınmazın öncesinin okul veya anaokulu olup olmadığı, … adına tapuda kayıtlı olup olmadığı, 1328 tarihli eşhası hükmiye cetvelinin 3.sırasında ve 1936 yılı beyannamesinin 7.sırasındaki taşınmazların çekişmeli taşınmaz olup olmadığ, bu kayıtların uyabileceği anılan vakfa ait başka taşınmazlar olup olmadığı, tespit gününden geriye doğru 20 yılı aşkın süreyle çekişmeli taşınmazın kimin tarafından kullanıldığı ve ne şekilde tasarruf edildiği, çekişmeli taşınmazın dosyaya sunulan yangın haritasında yer alan taşınmazlardan hangisi olduğu, öncesinde 1832 ada 1 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olup olmadığı gibi hususlar kesin olarak belirlendikten sonra; özellikle tespit gününden sonra yürürlüğe giren 5737 sayılı yeni Vakıflar Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek belirtilen şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, Balat Ahrida Musevi Sinogogu Vakfı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, 12.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.