Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4797 E. 2011/3652 K. 17.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4797
KARAR NO : 2011/3652
KARAR TARİHİ : 17.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 119 ve 120 parsel sayılı 18200, 25000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 119 sayılı parsel Salih Bedir, 120 sayılı parsel ….adına tespit edilmiştir. Tespite itiraz üzerine Kadastro Komisyonunca çekişmeli parseller hakkında tüm itirazların reddine karar verilmiştir. Komisyon kararları 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun geçiçi 5.maddesinde değişiklik yapan 5304 sayılı Kanun’un 12.maddesi uyarınca 30 günlük askı ilanına çıkartılmıştır. Davacı …, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu,kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal ettiği ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği iddiasına, … ise irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı …’in davasının husumet nedeniyle, Hazinenin davasının ise ispat edilemediğinden reddine ve 119 ve 120 sayılı parsellerin tespit maliklerinin mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … temsilcisi ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı … tarafından tespit maliki olmayan Hazineye karşı dava açılmış olmasına göre mahkemece, husumet nedeniyle red karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı …’in yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, kaçak ve yitik kişilerden kaldığının ispat edilemediği, davacı …’in tarım arazisi olarak kullandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların etrafı taşlık olarak tespit edilmiş ise de; doğudan komşu 125 sayılı parsel hakkında Hazinenin aynı kaçak ve yitik kişilerden kaldığı iddiası ile açtığı tespite itiraz davası sonunda Mahkemenin 1983/83-1987/47 sayılı ilamı ile taşınmazın öncesi kadim mera olduğu kabul edilerek hükmen mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Komşu 125 sayılı parselin
porunda taşınmazların etrafındaki taşlık olan bölüm mera olarak gösterilmiştir. 09.06.2009 tarihinde yapılan keşfe katılan davalı … ve … dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde köye ait meraların bulunduğunu beyan etmişlerdir. Böylece taşınmazların öncesinin kadim mera olup olmadığı, meradan açılıp açılmadığı araştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının İl Özel İdare Müdürlüğü’nden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlik’ten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler, taşınmazların çevresinde bulunan tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanağını oluşturan kayıtlar ile kesinleşme durumlarını gösterir kadastro ile oluşan tapu kayıtları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişiden oluşacak yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıklar, tüm tespit bilirkişileri ve üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu ile fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde geçtiği; öncesinin mera olup olmadığı veya meradan yer kazanılıp kazanılmadığı, kaçak ve yitik kişilerden Hazine’ye kalan yerlerden olup olmadığı gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespit tutanaklarının edinme sebeplerine göre taşınmazların 20 yıla aşkın süredir davalıların zilyetliğinde olduğu belirtildiği gözönüne alınarak tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı şekilde toprak yapıları, eğimleri, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldıkları, taşınmazların etrafındaki taşlık olarak gösterilen taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, meradan açılıp açılmadıklarını açıklayan çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenen, fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak veren, mera tahsis kaydı varsa mera haritasının uygulanmasını gösterir krokili raporlar alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen biçimde inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.