YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5006
KARAR NO : 2011/7096
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İİK 349. maddesinde yer alan “şikayet dilekçe ile veya şifai beyanla yapılır.”hükmü karşısında, iddianame ile dava açılmak üzere durma kararı verilmesi ve iddianame ile dava açılması yasaya uygun değil ise de, mercide hatanın ilgiliye hak kaybına yol açmayacağının kabulünün gerekmesi ve sonuca etkili olmaması nedeniyle bu husus bozma sebebi sayılmamıştır.
Anayasa’nın 141 CMK’nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların ve bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve beraate ilişkin kabulün hangi delillere dayandığı açıklanmadan, yapılan yargılama ve toplanan delillerden sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması şeklinde anlatımla yetinilmek suretiyle hüküm kurulması,
Kabule göre de; sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasında “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”şeklinde düzenlenmiş olup, bu çerçevede 31.08.2005 havale tarihli dilekçe ile sanığın işyerini muvazaalı olarak devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, devralanın sanığın kardeşi olması ve devirden sonra da sanığın aynı işyerinde tebligatları kabul etmesi ve 30.06.2005 tarihinde yapılan hacze ilişkin istihkak iddiasının reddedilmesi gibi hususlar da dikkate alınmak suretiyle, söz konusu devir işleminin muvazaalı olup olmadığının, eş anlatımla alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapılıp yapılmadığı tartışılmadan sanığın beraatine karar verilmesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.