Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5381 E. 2012/17 K. 13.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5381
KARAR NO : 2012/17
KARAR TARİHİ : 13.01.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 26 parsel sayılı 608,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı nedenleriyle Himmet Karabuğa, aynı ada 28 parsel sayılı 473,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak Hazine adına tespit edilen 109 ada 27 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik bırakıldığını, eksikliğin çekişmeli taşınmazlardan kaynaklandığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazinenin tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığının kanıtlanamadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı Hazinenin tutunduğu tapu kaydı ile çekişmeli taşınmazlara komşu 27 ve 31 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören Hazine tapularının tesislerine ilişkin kayıt ve belgeler ile varsa haritaları getirilmemiş, uygulama sırasında bu kayıt ve belgelerden yararlanılması gereği düşünülmemiştir. O halde, doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle, Hazinenin tutunduğu tapu kaydı ile komşu 27 ve 31 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören Hazine tapularının tesislerine ilişkin kayıt ve belgeler ile varsa haritaları getirtilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından Hazinenin tutunduğu tapu kaydı ile komşu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının sınırları hakkında tek tek bilgi alınmalı, gösterilen sınırların fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlemesi istenmeli, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmeleri gerektiği düşünülmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazlar üzerinde davalı tarafın zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, varsa ilk olarak hangi tarihte başladığı, öncesinin ne olduğu, kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olup olmadığı, zilyetliğin kimden kime ve ne surette geçtiği, taşınmazların ne kadar süredir ve ne şekilde kullanıldığı gibi hususlarda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, varsa tapu kayıtlarının haritaları uygulanmalı ve Hazine tutunduğu tapu kaydının çekişmeli
taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak saptanmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte rapor ve harita düzenlettirilmelidir. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan şekilde inceleme, araştırma ve uygulama yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.