YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5387
KARAR NO : 2012/5185
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “120 ve 121 sayılı parseller ile dava dışı 41 numaralı parsele uygulanan 12.5.1971 tarih 58 numaralı tapu kaydının tesisinden başlanılarak tüm tedavül kayıtlarının Tapu Kadastro Müdürlüğü’nden celbedilmesi, miktar ve hudut itibariyle bir değişiklik olup olmadığının incelenmesi, 1938 tahrir yılına ait 50 nolu vergi kaydı da getirtilerek kayıtların yöntemince uygulanması, miktar ve hudutlarda değişiklik var ise nedenleri üzerinde durulması, kapsamlarının belirlenmesi, taşınmazların kayıtların kapsamı dışında kabul edildiği takdirde zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gereğine ve kabule göre; 41 numaralı parselin tutanağının kesinleşmiş olduğu göz ardı edilerek bu parselle tespit edilen taşınmaz miktarının hesaba katılmamasının da isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 122 ada, 120 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi rapor ve krokisinde “A” harfi ile gösterilen bölümü ile aynı ada 121 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin Hazine adına taşınmazların geriye kalan bölümlerinin ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların temyize konu edilen bölümlerinin davalı tarafın dayandığı tapu ve vergi kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde, ilamın gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zaruridir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, önceki bozma ilamında değinildiği gibi; davalı dayanağı tapu kaydınının tesisinden itibaren tüm tedavülleri Tapu Arşiv Daire Başkanlığı ile mahalli Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı getirtilip, tapu kaydının miktar ve hudutlarında değişiklik olup olmadığı belirlenmeli; varsa değişikliğin haklı nedene dayanıp dayanmadığı araştırılıp, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu ve vergi kayıtları revizyon gördüğü dava dışı parsel de dikkate alınmak suretiyle uygulanıp kapsamı belirlenmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirten ve keşfi takibe imkan veren kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamı dışında kalması durumunda zilyetlikle iktisap koşulları değerlendirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.