YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/557
KARAR NO : 2012/1440
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında irsen intikal, taksim, ifraz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile 136 ada 11 parsel sayılı 238,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, 136 ada 12 parsel sayılı 132,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, 136 ada 13 parsel sayılı 227,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adlarına, 136 ada 3 parsel sayılı 232, 58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … taşınmazların babası …’den intikal ettiği ve miras payı bulunduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların 5/35 payının davacı … adına, bakiye 30/35 payının ise tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline dair verilen kararın davalılardan … ve … tarafından temyizi üzerine “ortak miras bırakan Hüseyin’den kaldığı tartışmasız olan temyize konu 136 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar yönünden mahallinde yeniden keşif yapılarak tarafların murisleri …’den intikal eden taşınmazların usulen taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise hangi tarihte her bir mirasçıya miras payı olarak hangi taşınmazların isabet ettiği veya taşınmazlar karşılığı başka nakdi veya ayni ödeme yapılıp yapılmadığı, murisin ölümünden sonra taşınmazların kimler tarafından tasarruf edildiği hususlarının etraflıca sorulup saptanması, mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında doğacak çelişkilerin mümkün olduğunca yüzleştirme yapılarak giderilmesi; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinen Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve bozma ilamına konu 136 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar ile temyiz edilmeyerek, bozma dışı kalan 136 ada 3 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Mahkemece, çekişmeli 136 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozma ilamına uyulmuşsa da, bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında, taşınmazların tarafların babası Hüseyin’den intikal ettiğinin tartışmasız olması nedeniyle murisin köydeki taşınmazlarının mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığının araştırılması gereğine değinilmiş ve araştırmada dikkate alınacak hususlar belirtilmiş olduğu halde bu hususlar yöntemince araştırılmamış, bilirkişisi ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler yöntemince giderilmemiş olduğu gibi davalı tarafça taksimde davacıya düştüğü ve davacı tarafından davalılardan Ümmü, … ve İsmail’in babası olan Veli’ye satıldığı belirtilen 136 ada 15 parsel sayılı dava dışı taşınmazın tespit tutanağının edinme sebebinde ceddinden intikalen ve taksimen Veli’ye kaldığı ve O’nun tarafından oğlu Adil’e satıldığından söz edilerek Adil … adına tespit edildiği de göz ardı edilmiştir. Hal böyle olunca; mahallinde yeniden keşif yapılarak tarafların murisleri …’den intikal eden köydeki taşınmazların usulen taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise hangi tarihte yapıldığı, her bir mirasçıya miras payı olarak hangi taşınmazların isabet ettiği veya taşınmazlar karşılığı başka nakdi veya ayni ödeme yapılıp yapılmadığı, taksim tarihinden tespit tarihine kadar taşınmazlarda kimin zilyet olduğu hususları etraflıca sorulup saptanmalı, taksimi ispat külfetinin buna dayanan davalı tarafa ait olduğu gözönünde bulundurulmalı, mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişkiler mümkün olduğunca yüzleştirme yapılarak giderilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde belirtilen hususlar gözardı edilerek 136 ada 11 ve 12 sayılı parseller yönünden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, Mahkemenin 28.01.2008 tarihli 2006/72 Esas 2008/2 Karar sayılı ilamı ile “136 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 5/35 payının davacı …, 30/35 payının davalı … adına ve 136 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 5/35 payının davacı …, 30/35 payının ise davalı … adına tesciline” karar verilmiş ve karar tespit malikleri … ve … tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiş, bu nedenle bozma kararına da konu edilmemiş olduğu halde diğer parseller hakkındaki bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, kesinleşen 136 ada 3 ve 13 sayılı parseller hakkında yeniden ve önceki hükme aykırı şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.