Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5774 E. 2011/4797 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5774
KARAR NO : 2011/4797
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

MAHKEMESİ : 1. İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’nın İİK’nun 338/1. maddesi gereğince üç ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine celse açılmış, mahkemece sanık hakkındaki davada usulü muamelelerin durdurulmasına ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay C.Başsavcılığının iade istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığın üzerine atılı bulunan suç, İİK’nun 338. maddesinin birinci fıkrasında, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlandığı ve aynı Yasa’nın 353. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da temyiz yasa yoluna tabi olmasına rağmen, yargılama sonunda sanığın yokluğunda üç ay hapis ile cezalandırılmasına, yedi gün içerisinde itiraz yasa yoluna tabi olarak karar verildiği, (temyiz yasa yoluna tabi olmasına karşın itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek karar verildiği) sanığa tebliğ edilen kararda da temyize tabi olduğunun belirtilmemesi karşısında, usulüne uygun tebligattan ve kesinleşmiş hükümden söz edilemeyeceği, hükmün infazı sırasında sanığın gönderdiği 19/3/2010 tarihli dilekçesinin temyiz dilekçesi ve süresinde olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelemesi sonunda,
Somut olayda, borçlu sanık, Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2009/2559 sayılı dosyasında 5/5/2009 tarihli mal beyanında “borcu karşılayacak malı ve gelirinin olmadığını” beyan etmiş, müşteki vekili 04.06.2009 havale tarihli dilekçe ile T.C.kimlik numarası gösterilmek suretiyle sanık … (T.C.No: … ) hakkında 5/5/2009 tarihli mal beyanında borcu karşılayacak herhangi bir malı bulunmadığını bildirdiği halde yapılan araştırma sonunda … 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 11/5/2009 tarih ve 5695 yevmiye sayılı yazısı ile dosya borçlusu adına bir ev ve bir arsasının olduğunun bildirildiğini ileri sürerek gerçeğe aykırı beyanda bulunan sanığın cezalandırılması istemi ile şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçtan dolayı “üç ay hapsi ile cezalandırılmasına” yedi günlük itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiş, karar itiraz edilmediğinden kesinleştirilerek hüküm “üç ay tazyik hapsi” olarak gösterilerek 2/2/2010 tarihinde C.Başsavcılığına infaza verildiği 8/3/2010 tarihinde hükmün infazına başlandığı ve sanığın cezaevinde iken gönderdiği 19/3/2010 havale tarihli dilekçesinde “kendisi adına böyle bir arsa ve evinin bulunmadığını T.C.numarasına özellikle dikkatli bakılmasını” talep etmesi üzerine bu istemi icra mahkemesince 19/4/2010 tarih ve 2009/272 Esas, 2009/554 sayılı kararı ile “sanık … hakkında verilen üç ay tazyik hapsi cezası ile cezalandırılması kararında ve infaza gönderilmesinde bir usulsüzlük olmadığından CMUK’nun 268. maddesinin ikinci fıkrası gereğince reddi ile itirazın değerlendirilmek üzere Adana Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine” karar verildiği, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/4/2010 tarih ve 2010/351 değişik iş sayılı kararı ile “Adana 1. İcra Ceza Mahkemesinin 25/11/2009 tarih ve 2009/272 Esas, 2009/554 sayılı üç ay tazyik hapsi cezası kararı yerinde görüldüğünden itirazının reddine” hükmedildiği, sanığın oğlu tarafından babasının doğum tarihi, baba ve anne adı da belirtilmek suretiyle babası adına taşınmaz kaydı bulunup bulunmadığının bildirilmesini içeren talebi nedeniyle … Tapu Sicil Müdürlüğünce “5/11/1956 doğumlu Süleyman ve Asiye oğlu … adına kayıt yoktur. Müdürlüğümüzde kaydı olan …’nın doğum tarihi 1933’tür” şeklinde verdiği cevap üzerine … vekilinin 7/7/2010 havale tarihli dilekçe ile … Tapu Sicil Müdürlüğünün cevabını gerekçe göstererek yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduğu, icra mahkemesince yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin tensip düzenlenerek atılı olduğu 4/11/2010 tarihli celsede, “mahkemenin 2009/272 Esas ve 2009/854 sayılı kararının gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile ilgili olduğu, İİK’nun 338. maddesine göre sanığa üç ay hapis cezasının verildiği, verilen hapis cezasının hapsen tazyik niteliğinde olmadığı, bu nedenle Yargıtay denetimine tabi olduğu halde, sehven itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, sanık borçlunun göndermiş olduğu itiraz dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile usulü muamelelerin durdurularak dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a gönderildiği anlaşılmaktadır.
Şikayet dilekçesinde sanığın T.C.kimlik numarası gösterilmek suretiyle şikayette bulunulduğu dikkate alındığında, icra takip dosyasına … Tapu Sicil Müdürlüğünce gönderilen, ancak T.C.kimlik numarası, baba ve anne adı tam olarak gösterilmeyen, fakat ilgilinin yalnızca baba adını içeren tapu kaydının mağduriyete neden olabileceği göz önünde bulundurularak, yargılama sırasında sanığın T.C.kimlik numarası, baba ve anne adı ile doğum tarihi belirtilmek suretiyle üzerine kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığı sorulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydı dosya içine alınmadan mahkumiyetine karar verilmesi,
İsabetsiz, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden isteme aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, adı geçenin mağduriyetine neden olan sorumlular hakkında yasal gereğinin takdir ve ifası için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna suç duyurusunda bulunulmasına, 26.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.