Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6252 E. 2012/1073 K. 10.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6252
KARAR NO : 2012/1073
KARAR TARİHİ : 10.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 127 ada 3 parsel sayılı 1390,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli parselin kendisine ait olduğunu belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, dava konusu yerin öncesinin kayınvalidesine ait olup, ondan kendisine geçtiğini ve davalıya icar yolu ile verdiğini kanıtlayamadığı, davalının buna ilişkin olarak yemin de ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne şekilde zilyet olduğu konusunda beyanlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi; davacının, dava konusu yerin kayınvalidesi …’ye ait olup, kendisine bağışlandığına ilişkin iddiasına karşı davalının, bağış olgusunun doğru olduğu ancak …’nin bağışladığı yerin 151 ada 10 parsel sayılı taşınmaz olduğuna ilişkin beyanı nedeniyle bu hususun araştırılmamış olması da isabetsizdir. Doğru sonuca varılması için keşifte dinlenmeyenler de dahil tüm tespit bilirkişileri, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tarafların aynı yöntemle bildirecekleri tanıkları, uzman ziraatçi bilirkişi ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle taşınmazın öncesinin kime ait olduğu (…’e mi, …’a mı veya …’un eşi …’ye mi ait), onlara kimden ne şekilde geldiği, …’a veya …’ye ait olması halinde davacı …’ye verilip verilmediği sorulup saptanmalı; davalı tarafın, … tarafından davacıya verilen yerin 151 ada 10 parsel sayılı taşınmaz olduğunu bildirmiş olması nedeniyle sözü edilen taşınmazın tutanağı ve dava dosyası da getirtilip, incelenmeli taşınmazın davalı tarafça ileri sürüldüğü gibi miras bırakanları …’den kalmış olması halinde, …’in başka mirasçılarının olup olmadığı belirlenmelidir. Taşınmazın … veya … tarafından Hüsnü’ye bağışlanmış olması halinde bağışlamanın tarihi, davacı tarafın kadastro tespiti tarihine kadar 20 yılı aşkın süreyle malik sıfatıyla zilyet olup olmadığı belirlenmeli, …’den kalmış olması halinde ise davalının taşınmazın …’den kaldığını, ancak paylaşılmadığını belirtmiş olması nedeniyle mahkemece, davacının taşınmazda miras payı oranında hakkı bulunduğu göz önüne alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.