YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6264
KARAR NO : 2012/5519
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu Yalakçukurören Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 15 parsel sayılı 11.459,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro sırasında miras yolu ile gelen hak,taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 108 ada 13 parsel sayılı 11.768,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ölü oldukları beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle …ve … adına tespit ve daha sonra tescil edilmiştir. 108 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden…. mirasçıları davacılar …, … ve … adlarına tespit edilen parsele uygulanan tapu kaydına dayanarak 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendilerine ait olduğu iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen bölümlerin veraset ilamlarında belirtilen payları oranında 108 ada 13 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın temyize konu edilen fen bilirkişi raporunda sarı ve kırmızı renklerle gösterilen bölümlerin davacı tarafın dayandığı ve 13 parsele de revizyon gören tapu kaydının kapsamında kaldığı, ayrıca bu bölüm üzerinde davalıların hak kazandıran zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı iki dönüm miktarlı olup miktarından çok fazla olarak 13 parsel sayılı taşınmaza revizyon görmüştür. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davalılara ait (Hamzaoğulları) taşınmazla sınırın nereden geçtiği de tam olarak bilinememiştir. Hal böyle olunca tapu kaydının sabit sınırlı olduğundan ve taşınmazı kapsadığından söz edilemez. Bu durumda uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi zorunludur. Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı olduğuna göre kadastro tespit günü itibarıyla temyize konu bölüm üzerinde davacıların hak kazandırıcı zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için mahallinde yeniden taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Keşifte kadastro tespit tarihine kadar temyize konu bölümlerin kim tarafından, ne kadar süre ile ve ne şekilde tasarruf edildiği, taşınmazın temyize konu edilen bölümü ile doğu ve batı sınırları arasında ayırıcı nitelikte çit, tel duvar vb. şeklinde sınır bulunup bulunmadığı, varsa bu sınırların kim tarafından ne zaman meydana getirildiği ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, varsa beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, davacının iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu göz önünde tutularak zilyetlik konusundaki tüm deliller değerlendirilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.