YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6292
KARAR NO : 2012/5525
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Sağlık Mahallesi çalışma alanında bulunan 819 ada 10 ve 821 ada 1 parsel sayılı 449,81 ve 3343,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hibe ve zilyetlik nedeniyle …; 819 ada 11; 820 ada 4, 820 ada 7, 10, 11; 821 ada 12 ve 46 parsel sayılı 455,41; 142,10; 41,67; 718,90; 486,53; 665,58 ve 2734,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenle …; 819 ada 9, 820 ada 3, 6 ve 821 ada 19 parsel sayılı 517,27, 115,36; 40,13; 1113,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar …; 820 ada 5 parsel sayılı 1036,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle Rukiye, Fatma ve Meral Gül; 820 ada 8 parsel sayılı 176,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yine aynı nedenle Behçet, Mustafa ve … ve 821 ada 38 parsel sayılı 731,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle …, 821 ada 14 parsel sayılı 750,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya, ifraz ve zilyetliğe dayanılarak … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yolu ile gelen hakka dayanarak adına tespit edilen 821 ada 38 sayılı parselle birlikte tüm taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı … ya da mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmış; yargılama sırasında tapu kayıtlarına da dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların ortak kök miras bırakan…’dan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak kök muris Ramazan’ın sağlığında taşınmazlarını çocuklarına bağışlayıp bağışlamadığı hususundadır. Mahkemece …’ün ölmeden evvel taşınmazları çocukları arasında paylaştırdığı fiili kullanımın ve kadastro tespitinin de buna uygun olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan 09.08.2011 tarihli keşifte yerel bilirkişi olarak tespit bilirkişisi … dinlenilmiş, davacının keşif sırasındaki, kendisine okunarak imza altına alınmayan beyanına değer verilip, başkaca araştırma inceleme yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için tarafların iddia ve savunmaları doğrultusundaki ve özellikle bağışlamaya dayanan taraftan bu konudaki delilleri sorulup toplanmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden, elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazların bulunduğu yeri ve kullanım şeklini iyi bilen tarafların tanıkları dışındaki kişiler arasından seçilen 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından ortak miras bırakan tarafından sağlığında taşınmazların mülkiyetinin mi devredildiği yoksa geçici olarak kullanmaları için mi çocuklarına verildiği, bağışlamış olup olmadığı, kimler tarafından ve ne şekilde kullanıldığı, sorulup saptanmalı; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, davacıya önceki keşifte alınan beyanı da sorulup açıklattırılmalı; fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli ve infazı mümkün ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bağışlamanın kanıtlanamaması halinde mirasçı durumunda olmayan üçüncü kişiler yönünden 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı düşünülmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.