YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6296
KARAR NO : 2011/10285
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 318 ada 6 parsel sayılı 509.03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığını Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazine’nin dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının oluşum sebebi açıkça gösterilmediği gibi dayanağı harita ve belgeler de dosyaya getirtilmemiştir. Daha önce aynı köye ait taşınmazlardan temyiz incelemesi yapılanlarla ilgili benzer dava dosyalarından Hazinenin 03.03.1971 tarih 58 yevmiye nolu tapu kayıtlarının kaçak ve yitik kişilerden kaldığı belirtilerek idari yoldan oluşturulduğu ve dayanağı krokilerin bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca davalı taraf da tescil ilamı ile oluşan bir başka tapu kaydına dayandığı halde sözü edilen ilam ve dayanağı haritası getirtilmemiş, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının dava dışı 319 ada 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, bu taşınmazların da davalı olduğu, aynı kayda dayalı taşınmazlara ait davaların birlikte görülmesi gerektiği düşünülmemiştir. Öte yandan, 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca haritaya dayalı olan taşınmazların kapsamları haritalarına göre belirlenir. Mahkemece bu şekilde uygulama yapılmadığı gibi komşu parsellerin edinme sebepleri ve tutanak içeriğine göre Hazine tapu kaydının mevkii doğu, güney ve kısmen batı sınırı taşınmaza uyduğu halde miktarının uymadığı gerekçesiyle karar verilmiş olması isabetsizdir. Mahkemece doğru sonuca varılabilmesi için aynı kayda dayalı davaların birlikte görülmesinin tapu kaydının kapsamının sağlıklı belirlenmesi bakımından zorunlu olduğu göz önünde bulundurularak öncelikle davalı dayanağı tapu kaydının revizyon gördüğü 319 ada 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili dava dosyalarının bu dosya ile birleştirilmesi hususu düşünülmeli, her iki tarafın dayandığı kayıtlarının dayanakları tutanaklar, haritalar ve ilamlar getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen tarafsız elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşifte kadastro paftasının ölçeği ile varsa tescil ilamının ve Hazine tapusunun ölçekleri eşitlenmek suretiyle, haritaların ölçeksiz olması halinde kenar uzunlukları esas alınmak suretiyle haritalar çakıştırılarak kayıtların kapsamları haritalarına göre belirlenmeli, kayıtların iç içe geçmeleri ve davalı tapu kaydının dayanağı ilamda Hazinenin taraf olması halinde ilamın kesin hüküm oluşturup Hazineyi bağlayacağı gözönüne alınmalı, davalı tapu kaydının kapsamı dışında ancak Hazine tapu kaydının kapsamında kalan bölüm bulunması halinde gerektiğinde Hazinenin tapu kaydının oluşumuna esas tutanakta imzaları bulunan kişiler de tanık olarak dinlenilmek suretiyle taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı, idari yoldan Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davalı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.