Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6683 E. 2011/8889 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6683
KARAR NO : 2011/8889
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 302 ve 304 parsel sayılı 20000 ve 39000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 302 sayılı parsel irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına, 304 sayılı parsel ise 302 sayılı parselde belgesiz olarak tespit edilen 20 dönümlük miktarın fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı …, 302 sayılı parsel hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davacı … ise Hazine adına tespit edilen 304 sayılı parsel hakkında yine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddi ile çekişme konusu 304 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı (karşı davalı) … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının, 304 sayılı parsel hakkındaki davasını takip etmediğinden keşif yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç, dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı temyize konu taşınmazda lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek dava açmıştır. Bu durumda davanın ispatı yönünden taşınmaz başında keşif yapılması zorunludur. Kadastro davalarında davacının duruşmalarda hazır bulunmak suretiyle davayı takip etme zorunluluğu da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, taşınmazı iyi bilen ve elverdiğince yaşlı yerel bilirkişi isim listesi ile tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanağı kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra, keşif günü belirlenmeli, keşifle ilgili giderler ayrıntılı şekilde belirlenerek, bu giderlerin yöntemine göre belirlenecek sürede davacı tarafça yatırılması konusunda 3402 sayılı Yasa’nın 36.maddesine göre ara kararı alınmalı, ara karara uymamanın sonuçları da davacıya ihtar edilmeli, duruşmaya gelmediği takdirde bu ara karar yöntemine uygun şekilde davacıya tebliğ edilmeli, keşif ara kararına uyulması halinde taşınmaz başında keşif yapılarak zilyetlikle iktisaba ilişkin deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmeli, aksi halde, 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesi uyarınca davanın reddi gerektiği düşünülmelidir. Mahkemece bu
husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, temyiz eden … adına tespit edilen 302 sayılı parsel hakkında açılan dava ret edildiği halde Kadastro Hakiminin sicil oluşturma zorunluluğu gözardı edilerek bu parsel hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi ve sicilin açık bırakılması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.