YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6776
KARAR NO : 2012/2378
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 495 ada 36 parsel sayılı 1884.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının babası olan …’den geldiği ve davacının dayanağı olan tapu kaydının taşınmazı kapsadığı ve davacının davalıya taşınmazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere verdiği ancak mülkiyetini devretmediği kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafından tapu kaydına dayanıldığı halde, yöntemince tapu kaydı uygulaması yapılmamıştır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş ve tespite aykırı beyanlara rağmen tespit bilirkişileri de dinlenmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; çekişmeli taşınmaza komşu olan 495 ada 56 parselin dayanağını oluşturan tapu kaydı tesisinden itibaren bütün tedavülleri ile getirtilmelidir. Bundan sonra, 3 kişiden oluşacak yerel bilirkişi kurulu, tüm tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı belirlenmeli, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı, mevkisi ve tüm sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmaya çalışılmalı, bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklarca gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmeli ve fen bilirkişisinden tapu kaydının kapsamını gösterir ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, böylesine bir araştırma yapılmadan yetersiz araştırma ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliği karar verildi.