YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7087
KARAR NO : 2011/8230
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
MAHKEMESİ : …İCRA MAHKEMESİ
Alacaklıları zarara uğratmak kastiyle mevcudu eksiltmek suçundan sanıklar … , … ve … ‘in beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05.11.2009 tarih ve 2009/7696-7195 sayılı kararıyla onanan ve taraflarca karar düzeltme talebinde bulunulmayarak 01.06.2010 tarihinde kesinleşen … Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 16.10.2008 tarih, 2007/227 esas ve 2008/351 sayılı kararla suça konu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş olup, mahkemenin karar gerekçesindeki, “… 22.01.2007 tarihinde icra takibine geçildikten sonra 1995 yılında vefat eden …’e ait 3909 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 07.02.2007 tarihi itibari ile mirasçıları olan borçlular … ve … ‘e intikal ettirilerek, 12.02.2007 tarihi itibari ile diğer davalı …’a satışının yapıldığı, taşınmaz satılmasına rağmen taşınmazda halen borçluların oturduğu… Nasır’ın taşınmazı 12.02.2007 tarihinde satın almasına rağmen kira başlangıcının 07.02.2007 tarihi olarak belirtilmesi… Davalı …’ın diğer davalılardan alacaklı olduğu iddiasına ilişkin tüm davalılar arasında görüş birliği olmayıp, çelişkiler içerdiği gibi davalı …’ın diğer davalılardan alacaklı olduğu iddiasına ilişkin dosya kapsamına göre herhangi bir belge sunulamadığı, bu durumda davalı … ile diğer borçlu davalıların ortak hareket ettikleri ve davacı alacağını karşılıksız bırakmaya yönelik olduğu…” şeklindeki tespitlerden ve tüm dosya kapsamından sanıkların üzerine atılı suçun oluştuğu gözetilmeden, mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK’nun 331. maddesinde düzenlenen suça iştirak edenler yönünden, madde metninde ayrı bir düzenleme bulunmamakta ise de, olayın oluş şekline ve suça iştirak ederek katıldığı iddia edilen sanığın eylemlerine göre, 5237 sayılı TCK’nun 37-41. maddelerinde düzenlenen suça iştirake ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği göz ardı edilerek, yasal dayanak olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.