YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7176
KARAR NO : 2011/8204
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
MAHKEMESİ : İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’nin beraetine, sanık …’nin İİK’nun 331, TCK’nun 50/a, 52/2. maddeleri gereğince neticeten 3.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili ve sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama – bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda,
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda,
a- Şikayet dilekçesinde, borçlu şirket yetkilisi sanığın, alacaklıları zarara uğratmak kastiyle 3466 Sok.No:14 Levent/İzmir adresindeki mağazayı teferruatı ile birlikte yakın akrabalarının kurduğu farklı şirketlere, araçlarını da değişik kişilere devrettiğinin ileri sürülmesi, sanığın ise diğer borçlarını ödemek amacıyla araçların satıldığını savunması karşısında, ticaret sicili memurluğundan gelen cevabi yazıdan şirketin devredildiğinin anlaşılamadığı da dikkate alınarak, sanığa isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, devirlere ilişkin satış sözleşmeleri getirtilerek, devir yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarihinin ne olduğu, buna göre de şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığı, devralanlarla sanık arasında, yakın akrabalık ya da yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunup bulunmadığı, satıştan elde edilen para ile hangi borçların ödendiği, gerektiğinde ilgili icra takip dosyası getirtilip incelenerek, takiplerin hayali borç ikrarına dayanıp dayanmadığı araştırılmak suretiyle bu devirlerin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapılıp yapılmadığı tartışılmadan, eksik inceleme ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
b- Kabule göre de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda içtima hükümleri bulunmadığı gözetilmeyerek, hapis cezasından çevrili adli para cezası ile gün para cezasından çevrili para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
İsabetsiz olup temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.