YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7251
KARAR NO : 2011/6092
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 16 parsel sayılı 4436.76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 104 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazinenin tutunduğu 11.11.1962 tarih 195 sıra numaralı tapu kaydı 4753 sayılı yasa uyarınca oluşturulmuş olup kaydın iktisap sebebi bölümünde kaçak ve yitik kişilerden kanunlar uyarınca Hazineye intikal eden yerlerden olduğu belirtilmiştir. Kaydın, haritasının bulunduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, kaydın kapsamının, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilerek belirlenmesi gerekmektedir. Ne var ki mahkemece, tapu kaydının haritası zemine uygulanmamış, soyut beyanlara itibar olunarak çekişmeli taşınmazı kapsamadığı kabul edilmiş, çekişmeli taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilere ait bulunup bulunmadığı üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye olanak sağlar şekilde rapor ve harita sunması, düzenleyeceği haritada, davacı Hazinenin tutunduğu tapu kaydının haritası ile kadastro paftasını çakıştırmak suretiyle Hazine tapusunun kapsadığı alanı göstermesi istenmeli, yerel bilirşi, tespit bilirkişisi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilere ait olup olmadığı, zilyetlikle iktisaba elverişli bulunup bulunmadığı, taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne şekilde ve hangi tarihte başladığı, kimler tarafından ne surette ve ne kadar zamandır zilyet edildiği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.