YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7328
KARAR NO : 2011/8059
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ : …İCRA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’nın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince üç aya kadar tazyik hapsine dair … İcra Mahkemesinin 26/04/2011 tarihli ve 2011/316 esas, 2011/1033 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … İcra Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli ve 2011/1040 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 24.08.2011 gün ve 44527 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 28/09/2011 gün ve K.Y.B.2011/270859 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede; 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesi ile değişik, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun, “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz” şeklindeki 354/4. maddesi karşısında, takibe konu asıl alacak miktarının 786,58 Türk Lirası olduğu, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen asgari ücret miktarının ise 796,50 Türk Lirası olduğu hususu gözetilmeksizin, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, takip sonrası kesinleşen alacak miktarının belirtilen asgari ücret tutarından fazla olduğundan bahisle, reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, …. İcra Müdürlüğünün 2010/22565 esas sayılı dosyasında, sanık hakkında 13/12/2010 tarihinde 786,58 TL asıl alacak, faiz, masraf ve vekalet ücretiyle birlikte toplam 905,37 TL’nın tahsili için takip başlatıldığı, sanığın icra dairesinde icra memuru huzuruyla 786,58 TL’nın asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faiz, masraf ve vekalet ücretiyle birlikte toplam 1.231,72 TL’nın taksitler halinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, 10/02/2011 tarihli 125,00 TL olan taksiti ödememesi nedeniyle yapılan şikayet üzerine … İcra Mahkemesinin 26/04/2011 tarihli ve 2011/316 esas, 2011/1033 sayılı kararı ile sanığın üç aya kadar tazyik hapsine karar verildiği, alacak miktarının, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen asgari ücretin altında kaldığından bahisle C.Savcılığınca yapılan itirazın, takibin kesinleştiği ve bu değer üzerinden taahhütte bulunulduğundan …İcra Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli ve 2011/1040 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesi ile değişik, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun, 354. maddesinin 4. fıkrası “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz” şeklinde getirilen düzenleme ile alacak miktarı her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takipler esas alınmıştır. Burada alacak miktarı ile hangi miktarın anlaşıldığının saptanması önemlidir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre alacak miktarı; takibe konulan ve üzerine masraf, faiz ve vekalet ücreti gibi miktarlar ilave edilmeyen miktar olduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olaya bakıldığında takibe konu alacak miktarının 786,58 TL’sı Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen asgari ücret miktarının da 796,50 TL’sı olduğu dikkate alındığında alacak miktarının asgari ücret miktarının altında kaldığının kabulü gerektiğinden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, … İcra Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli ve 2011/1040 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 28.11.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY DÜŞÜNCESİ
Uyuşmazlık, İİK’nın 354. maddesine 31/3/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 6. maddesi ile eklenen “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.” fıkrasında geçen alacak miktarı ile hangi bedelin kastedildiği; asıl alacak mı yoksa takibe kadar işleyen faiz ve yargılama giderlerini içeren toplam tutar mı olduğu ve bunlardan hangisinin asgari ücretin altında yer alması halinde İİK’nun 340. maddesi uyarınca ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemekten 3 aya kadar tazyik hapsi verilen borçluya uygulanıp uygulanmayacağı konusunda toplanmaktadır.
Taahhüdü ihlal suçu oluşabilmesi için yasada sayılan koşulların dışında 6217 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile İİK’nun 354. maddesine “alacağın brüt asgari ücretten fazla olması” şartı eklenmiştir. Maddedeki alacaktan kasıt takipteki asıl alacak ve ferileri toplamıdır. Çünkü, bir paranın ödenmesine dair cebri icra, takip talebiyle başlar. Ödeme emri (veya takip talebi) takip hukukunun temeli niteliğinde sayılan bir belgedir. Ödemeden mahsup, borca yeter haczin yapılması, taahhüt tutanağının düzenlenmesi, icra tahsil harcının hesabı ödeme emrinde yazılı olan toplam alacak miktarı esas alınarak yapılır. Usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrinde çoğu zaman sadece maddi hukuka ait alacak yer almadığından, aynı
zamanda alacağın ferileri olan faiz, ceza, KKDF, BSMV, vade farkı, gecikme zammı ve ifanın gecikmesinden kaynaklı hususlar takip hukuku kapsamında kesinleşir. Kesinleşen takiple artık maddi hukuka ait alan terk edilip takip hukuku etkisi altına girilmiş olur. Artık icra inkar tazminatı ile ilgili HGK kararında vurgulandığı üzere takip hukukundan doğan bir davada borçlunun ödeme emrine yapmış olduğu itirazın haklılığı takip tarihindeki maddi olgulara ve takip talebinde yazılı şartlara göre belirlenir (16.10.1996-711 karar). Taahhüdü ihlal suçunda da taahhüde konu tutar yönünden icra ve ceza yasalarında, maddi hukuka başvurmayı gerektiren bir zorunluluk yoktur. Bu nedenle İİK’nun 354/son fıkrasında yazılı olan “alacak” miktarından kasıt hukuki ilişkiden kaynaklanan asıl alacak değil, takip hukuku alanındaki takip belgesinde yazılı olan alacak ve ferileri toplamıdır. İcra inkar tazminatının hesaplanmasında yüksek Yargıtay 6. ve 19. Hukuk Dairelerinin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. (Y.6.HD.6.02.2006/10705-741 ve 10.11.2005 tarih 8203-10206), (19. HD. 01 .6.2004/2003/10729, 200476526) (Aynı yönde. KURU, İcra ve iflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, 2. Tıpkı Baskı sh 233)
Ayrıca Yasanın Meclis Adalet Komisyonu gerekçesinde “Tasarının çerçeve 6 ncı maddesi ile düzenlenmesi öngörülen nafaka alacaklarına ilişkin talepler hariç olmak üzere maddede belirtilen sınırın altında kalan (toplam alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından on altı yaşını doldurmuş olanlar için her yıl belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarının altında kalanlar) takiplerde …” denilerek “alacağın takipteki toplam miktar” olduğu belirtilmiştir.
İncelenen icra dosyasında kredi kartı sözleşmesine dayanan ilamsız takipte ödeme emri, …’ya 28.12.2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilerek takip itirazsız kesinleşmiştir. İcra takibine konu 786,58 TL asıl alacak, 43,61 TL gecikme faizi, 2,09 TL gider vergisi, 73,09 TL masraf toplamı 905,37 TL’dir. 19.01.2011 tarihinde yapılan geçerli taahhüde göre vekâlet ücreti ve işlemiş faiz dâhil 1.231,72 TL’nin 10 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, 125 TL ilk taksidinin ödenmediği, bu yüzden toplam alacak tutarı olan 905,37 TL suçun işlendiği tarihte 2011 yılı ilk yarı brüt asgari ücreti olan 796,50 TL’nin üstündedir. Somut olaydaki takipte toplam alacak miktarı suç tarihindeki brüt asgari ücretin altında olmadığından borçluya atılı suç nedeniyle verilen tazyik hapsine yapılan itiraz üzerine …. icra Ceza Mahkemesinin red kararı usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle sayın çoğunluğun “kararın kanun yararına bozulması” gerekçesine katılmıyorum.