YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7413
KARAR NO : 2011/8570
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 14 parsel sayılı 188.06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 108 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin terki nedeniyle davalılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmamış, tespit bilirkişilerin beyanına başvurulmamış ve çekişmeli taşınmazın son yıllarda kullanılmayışının terk iradesine dayalı olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra; mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler; taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi, çekişmeli taşınmaz son yıllarda kullanılmıyor ise nedeni, kullanılmamanın terk iradesine dayalı olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.