YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7420
KARAR NO : 2012/5078
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 38 parsel sayılı 123,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … tapu kaydına, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adına tespit edilmiş olan aynı ada 5 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı da aynı kökten gelen pay tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin 121 ada 5 parsele eklenmesine ve 121 ada 5 parsel sayılı taşınmazın, 537,15 m2 yüzölçümü ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazda davalının zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, taraflar tapu kaydına dayandıkları halde tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, kaydın revizyon durumu da araştırılarak varsa revizyon gördüğü parseller de dikkate alınmak suretiyle yöntemince uygulanmamıştır. Taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tespit gününe kadar kim tarafından ne şekilde tasarruf edildiği ve kullanımın ne sıfatla olduğu açıkça belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için; tarafların dayandığı ortak kökten gelen tapu kaydının tüm tedavülleri getirtilmeli, kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak varsa, revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının ve tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında elverdiğince yaşlı ve taşınmazı iyi bilen yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılarak revizyon gördüğü parseller de dikkate alınmak suretiyle davacının dayandığı tapu kaydı sınırları tek tek okunarak zemine uygulanmalı ve tapu kaydın kapsamı duraksamaya meydan bırakamayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden kayıt uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetlik durumu ve kullanımın ne sıfatla olduğu, taşınmaz tapu kapsamında ise tapu malikleri arasında usulüne uygun taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazın kime düştüğü, kimin ne zamandan beri zilyet olduğu,
ayrıntılı olarak sorulup saptanmalıdır. Taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde taşınmaz üzerinde kimin, ne zamandır, ne sıfatla ve nasıl zilyet olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.