YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7733
KARAR NO : 2012/2405
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 19 parsel sayılı 191,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde miras hakkı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davasını fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm ile sınırlandırmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 58,12 metrekare yüzölçümündeki kısmın verasete iştirak olarak … mirasçıları adına, fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle göterilen 133,68 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tespiti; ceddinden intikâlen ve taksimen gelen zilyetliğe dayanılarak davalı adına yapılmış olup, davacı mirasın taksim edilmediğini ileri sürerek, tarafların ortak miras bırakanları … adına tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında davasını fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm ile sınırlandırmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmaz bölümünün tarafların ortak miras bırakanı …’dan kaldığı, mirasın paylaşılmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın temyize getirilmeyen bölümünün davalı …’e bırakıldığı, gerek temyize konu (A) bölümünün bir kısmı gerekse temyize getirilmeyen bölüm üzerinde davalı … tarafından ev yapıldığı taraflar arasında ihtilafsız olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir. Taraflar arasındaki ihtilaf dava ve temyize konu bölümün davalı tarafa bırakılıp bırakılmadığı, bırakılmış ise ortak muris Bilal tarafından mı yoksa Bilal mirasçıları tarafından mı davalıya bırakıldığı hususundadır. Daha önce dinlenen mahalli bilirkişiler, tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde keşif yapılarak taşınmazın muris Bilal tarafından veya murisin ölümünden sonra mirasçıları tarafından davalıya bırakılıp bırakılmadığı hususu ayrıntılı olarak sorulmalı ve temyize konu bölümün de davalıya bırakılan yer kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız olarak belirlenmeli ve bu araştırma yapılırken tespit öncesi davacı … ve … tarafından davalı aleyhine açılan ve daha sonra iş bu dava ile birleştirilen hisseye vaki müdahalenin men’i davasından feragatin ne anlama geldiği davacılara açıklattırılmalı
ve davacıların bu beyanları ve mirasçılar arasında paylaşma olmasa bile pay devirlerinin mümkün olabileceği, zeminin ortak miras bırakana ait olup davalıya bırakılan yer kapsamında olmadığının anlaşılması halinde üzerinde bulunan evin muhdesat olarak beyanlar hanesinde gösterilmesi hususları düşünülmeli, ondan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.