YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7788
KARAR NO : 2012/2825
KARAR TARİHİ : 27.03.2012
MAHKEMESİ : BEYOĞLU 2. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek, aczine kendi fiiliyle sebebiyet vermek, ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak, beyandan sonra mal ve kazançta olan artışı bildirmemek ve sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimselerin şirketin iflasını istememeleri suçlarından sanık …’nun beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının red-onama-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Beyandan sonra mal ve kazançta olan artışı bildirmemek eylemine yönelik olarak yapılan inceleme sonunda;
Sanığın üzerine atılı bulunan beyandan sonra mal ve kazançta olan artışı bildirmemek eylemi, 2004 sayılı İİK’nun 5358 sayılı Yasa’nın 10. maddesi ile değişik 339. maddesi ile on gün disiplin hapsi ile cezalandırılacağı yaptırım altına alınmış olup, İİK’nun 353. maddesinin birinci fıkrasına göre müeyyidesi disiplin hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararlar itiraz yasa yoluna tabi olmasına rağmen, dosyanın itiraz merciine gönderilmesi yerine temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, İİK’nun 353/1. maddesi gereğince itiraz merciince karar verilmek üzere mahalline iade edilmesi için bu suç yönünden dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
2- Aczine kendi fiiliyle sebebiyet vermek suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, İİK’nun 351. maddesi şikayetçinin şikayet dilekçesi veya beyanında göstermiş olduğu deliller ile bağlı olduğuna ilişkin düzenleme çerçevesinde şikayet dilekçesi incelendiğinde sanığın hangi eylemleri ile aczine sebebiyet verdiğinin belirtilmemiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3- Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen
ödememesi suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçun oluşumu için eyleminin başka bir suçu oluşturmaması gerekmekte olup, şikayet dilekçesinde aynı iddialarla sanığın İİK’nun 331. maddesi ile cezalandırılması isteminde bulunduğunun anlaşılmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA,
4- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına 08.05.2008 tarihli mal beyanında bulunanın sanık müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
5- Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Müşteki vekilinin 29/08/2008 havale tarihli şikayet dilekçesinde, sanığın 26.08.2008 tarihinde Kadıköy …No:36/4 adresinde faaliyet gösterdiğini bildirmesi ve aynı adreste … Yapı Mühendislik Taahhüt Turizm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin de ticari faaliyette bulunması karşısında, sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirketi ile … Yapı Müh.Ltd.Şti. arasında fiili ya da hukuki bağ bulunup bulunmadığı, aralarında muvazaalı devir işlemleri olup olmadığının tespiti bakımından her iki şirkete ait ticari defter ve belgeler ile banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, yasaya aykırı bulunduğundan hükmün BOZULMASINA,
6 – Sermaye şirketinin iflasını istememek suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Şikayet tarihinden sonra 09/09/2008 tarih ve 2008/1 sayılı ortaklar kurulu kararıyla borçlu şirketin tasfiyesine karar verilmiş olmasına göre, sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179.ve TTK’nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip, şirketin iflasının istenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı saptanmalıdır. Borçlu şirketin mali durumu hakkında yeterli veri olmaması nedeniyle tespitin yapılamadığından bahsedilmiş ise de; borçlu şirketin bağlı bulunduğu İstanbul/Göztepe Vergi Dairesinden borçlu şirketin muhasebecisi öğrenilerek, bu mümkün olmadığı halde zabıta tarafından yapılacak araştırma ile şirkete ait ticari defterler ve kayıtların temini yoluna gidildikten sonra, ticari defterler, kayıtlar, banka hesapları ve bilançolar üzerinde birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeden eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.