Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7845 E. 2012/2265 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7845
KARAR NO : 2012/2265
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :İCRA CEZA) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’un beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olayda Ünye 1. İcra Müdürlüğünün 2005/1171 sayılı takip dosyasında İdris Kahraman’ın üçüncü şahıs borçlu …’dan olan alacağının asıl borçlu Yener İrtem’e temlik edildiği ve temlik hususunun sanık …’a 15.08.2008 tarihinde tebliğ olunduğu, Ünye 1.İcra Müdürlüğünün 2008/224 sayılı takip dosyasından gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin üçüncü şahıs borçlu sanık …’a 03.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın 04.03.2010 tarihinde Yener İrtem’e borçlu olmadığını ileri sürerek birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın borçlu Yener İrtem’i tanımayabileceği sanığın itirazının kendisini savunma olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Üçüncü şahıs borçlu sanık …’un Ünye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/1171 esas sayılı dosyasında İdris Kahraman’a olan borcunun adı geçen tarafından Ünye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/224 esas sayılı dosyası borçlusu Yener İrtem’e temlik etmiş olup, temlik bilgisinin üçünçü şahıs sanık …’a 15.08.2008 tarihinde birlikte sakin amcası … Durgun imzasına tebliğ edildiği şerhi bulunmasına karşın, tebligat adresinin daha önceki ödeme emrinin ve birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği adreslerden farklılık gösterdiği ve amcası ile soyadının farklı olduğu hususları dikkate alındığında, tebligat tarihinde üçüncü şahıs sanık …’un adı geçen amcası ile bu adreste birlikte oturup oturmadığı, buna göre yapılan tebligatın geçerli olup olmadığı saptanarak, birlikte oturduğunun anlaşılması halinde alacağın temlikinden haberdar olduğunun kabulünün gerektiği göz önünde bulundurularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 13.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.