Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7859 E. 2012/6862 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7859
KARAR NO : 2012/6862
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık … beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı dosyalarında, ticaret şirketlerinin müdür ve yetkililerinin ticareti terk suçunu işlemelerinin mümkün olduğu yönünde oyçokluğuyla verilen karar doğrultusunda uygulama yapılması Dairemizce de benimsenmiş olması nedeniyle, ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu on beş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesi gerekmekte olup, somut olayda;
1- İstanbul Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğünün 17 Nisan 2009 tarih ve 13483 sayılı yazısına göre 15 Temmuz 2008 havale tarihli dilekçe ile ticareti terk suçundan dolayı şikayette bulunulan borçlu şirket hakkında, 31/12/2007 tarihi itibariyle re’sen terk işlemi yapıldığı, 21/02/2009 tarihli zabıta araştırmasına göre de işyerinin boş olduğu ve 1,5 yıl önce bu adresteki işyerini kapatarak gittiği ve açık adresinin tespit edilemediğinin bildirilmesine göre atılı suçun oluştuğunun kabulünün gerekmesi karşısında, sanığa usulüne uygun olarak duruşma davetiyesinin (Tebligat Kanununun 35. maddesi dışında) tebliğini müteakip, varsa sanığın savunmasında gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre hukuki durumunun takdiri yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
Ticareti terk suçu aynı işyeri ile ilgili olarak aynı sanık tarafından ancak bir kez işlenebilen bir suç olup, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sebebi ile öğrenilen ve tarafları aynı olan atılı suçtan dolayı İstanbul 5. İcra Mahkemesinin 2008/3667 Esas, 2009/1091 karar sayılı dosyasında da yargılama yapıldığının anlaşılması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının uygulanıp uygulanamayacağı hususların tartışılıp değerlendirilmek üzere bu dava dosyasının anılan dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.