YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8056
KARAR NO : 2012/5659
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 169 ada 17 parsel sayılı 910,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle 1712 hisse itibariyle, 1120 hissesi … adına, 529 hissesi Esma Gülsen adına ve 63 hissesi davacı … Gülsen adına tespit edilmiştir. Davacı aynı tapu kaydına ve taksim nedenine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne; taşınmazın, fen bilirkişi raporunda 17/A ile gösterilen kısmının yarı hissesinin davalı … adına, kalan hissesinin ve 17/B ile gösterilen kısmının davacı murisi Esma Gülsen mirasçıları adına veraseten iştirak şeklinde tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın, davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu maliklerinin yerlerini taksim ettiği, bu şekilde yapılan taksimle de taşınmazın kuzey kısmının yarı hissesinin davalı …’a, yarı hissesinin ve taşınmazın güney kısmının da davacı tarafın murisine ait olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm verilmişse de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın, tespit dayanağı olan tapu kayıtları kapsamında kaldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı tarafın dayanağı tapu kaydı ile tespit dayanağı tapu kayıtları da aynı kökten gelmektedir. Taraflar arasındaki ihtilaf; tapu kayıt malikleri arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise taşınmazın hangi bölümünün kim ya da kimlere isabet ettiği ve kimin zilyetliğinde olduğu noktasında toplanmaktadır. Ne var ki, bu hususta mahkemece yapılan araştırma ihtilafın çözümü için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taraf tanıkları dinlenmemiş, tek yerel bilirkişinin soyut içerikli beyanıyla yetinilmiş, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri gerektiği düşünülmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraflarca gösterilecek tanıklar ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından tapu kayıt malikleri arasında taksim olup olmadığı, olmuşsa hangi taşınmaz bölümünün kime isabet ettiği ve ne kadar süre kim ya da kimler tarafından kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılarak çelişkiler giderilmeye çalışılmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.