YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8164
KARAR NO : 2012/5662
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “davacı tarafın kesin hüküm iddiasında bulunarak dayandığı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/327 Esas sayılı dosyası ile davalı Hazine’nin kesin hüküm iddiasında bulunarak dayandığı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/205 Esas sayılı dosyalarının Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, tarafların dayandığı ilam ve krokiler ile davacının dayandığı karara mesnet teşkil eden tapu kaydı ve krokisi getirtilerek kapsamlarının belirlenmesi, her iki kesin hükmün de dava konusu yere ait bulunması halinde 2. kesin hükme değer verilmesi, kabule göre de; idarece kıyı kenar çizgisi belirlenmemişse belirleme görevi adli yargı yerinde olduğundan bu hususun da araştırılması” gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 06.12.2010 günlü fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından kumsal olarak terkinine, (B) ile gösterilen kısmın Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak kadastro hakimi doğru ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlüdür. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı kabul edilen fen bilirkişisinin 06.12.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün “tescil harici bırakılmasına ” karar verilmesi gerekirken “terkinine” karar verilmesi isabetsiz ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 1-A bendinin sonunda yer alan “TERKİNİNE” sözcüğünün hükümden çıkarılarak yerine “tescil harici bırakılmasına” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu haliyle ONANMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.