YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8203
KARAR NO : 2012/5366
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Bedirler Köyü çalışma alanı içinde bulunan 107 ada 130 ve 135 parsel sayılı 490,31 ve 3257,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarafların ortak murisi …Başkan adına tespit edilmiştir. Davacılardan …, 107 ada 130 parsel sayılı taşınmazın taksimle kendisine kaldığını, … ise, 107 ada 135 parsel sayılı taşınmazın muris…’in sağlığında babası …ya verildiğini, onun bağış ile de kendisine geçtiğini ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin …Başkan mirasçıları adına veraseten iştirak şeklinde tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ve çekişmeli 107 ada 130 parsel sayılı taşınmazın da dahil olduğu …terekesinin tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun şekilde paylaşıldığının kanıtlanmamış olmasına göre bu parsel yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2 – Çekişmeli 107 ada 135 parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince, bu taşınmazın da, tarafların ortak murisi …Başkan’a ait olduğu konusunda taraflar arasında tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; davacı …’in iddia ettiği şekilde, taşınmazın murisin sağlığında parçalara ayrılarak çocuklarına paylaştırılmak suretiyle bağışlanıp bağışlanmadığı ve taşınmazın bir bölümünün davacının babası Mustafa’ya verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece bu konuda ileri sürülen deliller tartışılıp değerlendirilmeden, terekesinin usulünce paylaşılmadığı gerekçesi ile varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. O halde doğru sonuca varılabilmesi için; tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri sorulup toplanmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden, elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri ve kullanım şeklini iyi bilen 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın ortak muris…’in ölümünden evvel taşınmazın paylaştırılıp paylaştırılmadığı, paylaştırma yapılmış ise taşınmazın hangi kısmının kime kaldığı ve zilyetliğinin devredilip devredilmediği, 30.12.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (A), (B,) (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümler arasında fiili sınır olup olmadığı, fiili sınır var ise; taşınmazın hangi bölümünün kim tarafından ne süredir ne şekilde kullanıldığı hususlarında mahalli bilirkişi ve tanıklardan somut verilere dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi gereğince tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisine keşfi denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, BOZULMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.