YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8421
KARAR NO : 2011/8909
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 203 ada 602 ve 855 parsel sayılı 3852,67 ve 434,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacı …’nın miras bırakanı … …’dan kaldığı, … …’nın ölümünden sonra davacı ile dava dışı kardeşi …. arasında paylaşıldıkları ve ….’ın taşınmazları davalıya sattığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taşınmazların babasının sağlığında kendisine satıldığını iddia etmiş, davalı ise taşınmazları davacının kardeşi …’dan satın aldığını savunmuştur. Tanık olarak dinlenen … babasından kalan taşınmazları davacı ile aralarında paylaştıklarını, kendisine düşen yerleri davalıya sattığını belirtmiştir. Taşınmazların öncesinin davacının miras bırakanı … …’ya ait olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık … …’nın sağlığında taşınmazları oğlu …’e satıp zilyetliği devredip devretmediği veya ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan paylaşma ile davacı ile kardeşi ….’a kalıp kalmadığı, paylaşma sonucu davacı … ve kardeşi …’a kalmış ise …’ın satışının kendi payına ilişkin olup olmadığı noktasındadır. Mahkemece bu yönler yöntemince araştırılmaksızın hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yeniden delilleri sorulup toplanmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşifte tarafların dayandıkları senetlerde yazılı sınırlar yerel bilirkişilere tek tek okunarak zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık
dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle senetlerin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazlarda tespit tarihi itibarı ile kimin zilyet olduğu, … … tarafından sağlığında davacıya satılıp satılmadıkları, … …’nın ölümünden sonra mirasçıları arasında paylaşma yapılıp yapılmadığı, paylaşma yapılmış ve paylaşma sonucu davacı ve …’a kalmış ise …’ın satışının kendi payına yönelik olup olmadığı sorulup saptanmalı, paylaşma yapılmamış ise davalıya satış tarihi olan 23.06.2006 tarihinden tespit tarihi olan 20.09.2006 tarihine kadar davalı yararında 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi koşullarının gerçekleşmediği ve terekede paydaş olan …’ın tek başına yaptığı satışa değer verilemeyeceği göz önüne alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı …’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.