Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1402 E. 2012/4960 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1402
KARAR NO : 2012/4960
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ : İZMİR 5. İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan sanıklar …, … hakkında müşteki vekilinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içirisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
01.06.2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetleri” başlıklı “Üçüncü Kısım’ın” “Birinci Bölüm”ünün 46/d maddesi uyarınca tutulması zorunluluğu bulunan “duruşma günleri defteri”, aynı Yönetmeliğin 50. maddesinin birinci fıkrasında, “mahkemelerin iş durumlarına göre duruşma yapılacak gün ve saatlerin bir sıra dahilinde yazıldığı defter” olarak tarifi yapılmış, yine aynı Yönetmeliğin “Duruşma listesi” başlıklı 81. maddesinde de, “Duruşmalı işlerde mübaşir tarafından; mahkemesi, mağdur, şikayetçi ve sanık ile vekillerinin isimleri ve duruşma tarih ve saati yazılmak suretiyle bir liste düzenlenir ve bu liste duruşma salonu dışında herkesin görebileceği bir yere asılır. Bu listelerin bir sureti ayrı bir dosyada saklanır.” hükümleri dikkate alındığında, mahkemenin her dava dosyası için değişik saatler belirleyerek duruşmalara devam etmek, böylelikle taraflara ve vekillerine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesindeki “…meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip…” olduğu güvencesini vermek ve tarafların usul hükümlerine riayet edip etmediklerinin denetimini mümkün kılmak gerekir. Somut olayda 16.02.2011 tarihli duruşmada ertelenen tarihteki duruşma saati 09.30 olarak tutanakta yazılmasına rağmen, …’tan çıkan duruşma listesinde duruşma saatinin 11.01 olarak yazılması karşısında, meydana gelen bu çelişki nedeniyle taraflardan biri aleyhine haksız bir sonuca sebebiyet verilmemesi açısından en azından mümkün olan en son saatin beklenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- İİK’nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesi yerine müşteki vekilinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,
2- Daremizce yapılan temyiz incelemesi sebebi ile öğrenilen atılı suçu ile tarafları aynı olan İzmir 1. İcra Mahkemesinin 2008/2816 Esas sayılı dava dosyasının bulunduğunun anlaşılması nedeniyle, suçun tek suç olarak kabul edilip edilmeyeceği veya sanıklar hakkında TCK 43. maddesinin birinci fıkrasının uygulanıp uygulanamayacağı hususlarının tartışılıp değerlendirilmesi için bu dosyanın anılan dosya ile birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.06.2012 gününde karar verildi.