YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1425
KARAR NO : 2012/5638
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Cengilli Köyü 111 ada 216 parsel sayılı 10302,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe Kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının lehine gerçekleştiği gerekçesi ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden veya mera olabileceği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşımazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kısmen vergi kaydı kapsamında kaldığı, mera haritası dışında kalan bölümünde ise davalı taraf yararına edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışma sonunda düzenlenen belirtmelik tutanağı ve eki belgelere göre 508 tevzi parselinden ifraz sureti ile oluşan 1771 sayılı tevzi parseli vergi kaydı kapsamı, 1770 sayılı tevzi parseli ise onaylı dağıtım cetveli ile davalının babası … Orak’a tevzi edilen yer kapsamında kalmaktadır. Ancak vergi kaydı mera sınırı itibari ile değişir nitelikte olup bu nedenle 1770 ve 1771 sayılı parsellerin miktar fazlası meradan kazanıldığı kabul edilmek sureti ile zilyetlik ile edinilemez. Bu nedenle tevzi haritası ve kadastro paftasının çakıştırılması yapılarak mera kapsamında kalan taşınmaz bölümünün belirlenmesi gerekir. Ancak dosyada mevcut olan ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen harita, taşınmazın hali hazırdaki fiili zemin durumu ile tevzi haritasının çakıştırılması sureti ile oluşturulması nedeni ile yetersiz olup hüküm vermeye elverişli değildir. Hal böyle olunca mahkemece teknik bilirkişilerden toprak tevzi haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek çakıştırılması sureti ile taşınmazın toprak tevzi haritasındaki konumunu açıkça gösterecek şekilde yeniden rapor alınmalı, tevzi 1770 ve 1771 sayılı tevzi parsellerinin davacı adına tesciline, bu parsellerin haritaları dışında kalan bölümün ise mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.